Anasayfa » Haberler » Sosyal ve Kültürel EtkinliklerYusuf Kaplan’la Cahit Zarifoğlu’nu Konuştuk
Yusuf Kaplan’la Cahit Zarifoğlu’nu Konuştuk
02 Ocak 2014       

26 Aralık Perşembe günü gerçekleştirdiğimiz Edebiyat Söyleşisi’nde Cahit Zarifoğlu ve ruh dünyasını konuşmak üzere Yazar Yusuf Kaplan’la Boğaziçi Konak’ta bir araya geldik. Edebiyat Okumaları etkinliğimiz kapsamında birlikte okuyup değerlendirdiğimiz “Bir Değirmendir Bu Dünya” kitabını bitirmemizin ardından konuğumuzla düzenlediğimiz ve moderatörlüğünü Elif Bayır’ın(İngilizce Öğretmenliği ’15) üstlendiği program entelektüel bir havada geçti.

y.kaplan5

Zarifoğlu’yla uzun sayılabilecek bir süre aynı kurumda meslektaşlık yapmış, yol arkadaşlığında bulunmuş ve ruh dünyasını iyi kavramış konuğumuz,  Zarifoğlu’nun Türk edebiyatında yer yer Sezai Karakoç’u geçtiğini, Batıda da Rilke’yle karşılaştırıldığını söyledi. Zarifoğlu’yla Karakoç’un buluştuğu noktanın “ahlak” olduğunu belirten Kaplan, insanın iki beni olduğunu ve dış benin insanı şair, iç benin şiir yaptığını, Zarifoğlu’nun ise bu noktada haza şiir kesilmiş olduğunu ifade etti. Kaplan, Cahit Zarifoğlu’nun şiirlerini açıklayacak çapta birikimi olan birileri olmadığı için hakkında çok fazla metne ulaşamadığımızı da söyledi. Zarifoğlu şiiri üzerinden modernizm ve insanın medeniyet serüvenine de değinen Yusuf Kaplan, imajın şiiri öldürdüğünü, modernliğin imaja dönük olduğu için şiirin düşmanı olduğunu, şiirin şuurla alakalı olduğunu ifade ederek, “Modernizmle mesafeler ortadan kalktı. Türkçesi ‘şiir bitti’” dedi.  Modernizm içinde insanın “çocuk ruhu” kaybetmiş olduğunu, Zarifoğlu’nda bu ruhun var olduğunu belirten Kaplan, içine düştüğümüz durumda dünyaya söylenecek tek bir söz olduğunu, bunu söyleyecek olanın sadece biz olduğumuzu ama aslında bizim yok olduğumuzu ifade ederek, serüvenimizin Mekke, Medine ve Medeniyet dönemi olarak üçe ayrıldığını söyledi.

Yusuf Kaplan, Mekke döneminde hakikatın hayat bulduğunu ve bu dönemin vücud ve akl-ı selim dönemi olduğunu, medeniyet döneminde ise hayat sunduğunu, buranın ise bir vecd ve zevk-i selim dönemi olduğunu belirtti ve Cahit Zarifoğlu’nun zevk-i selime ulaşmış olduğunu, onun hayatı iliklerine kadar hissettiğini söyledi.

Katılımcılardan gelen soruların Kaplan tarafından cevaplanmasıyla son bulan  program Konak’ta hoş bir sada bıraktı.

Haber: Ayşe ULUCAK(PDR ’17)