Anasayfa » Haberler » Sosyal ve Kültürel Etkinlikler » Diğer sosyal etkinliklerRessam Berna Taşer’le ‘Renkler’i konuştuk
Ressam Berna Taşer’le ‘Renkler’i konuştuk
12 Şubat 2011       

Boğaziçi Konak’ta birbirinden değerli 20 eseri sergilenen Berna Taşer ile ‘Renkler’ sergisi özelinde resim sanatı algısını konuştuk.

Rumelihisarı, 6 Şubat Pazar günü bir sanat etkinliğine ev sahipliği yaptı. Berna Taşer, Boğaziçi Yöneticiler Vakfı’nın Rumelihisarı’ndaki mekânı Boğaziçi Konak’ta ilk kişisel sergisi “Renkler”i açtı.

Sanatçı kadınların da ilgi gösterdiği açılışa Renkler sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Dr. Sare Davutoğlu’nun açılışını yaptığı sergiye BYV camiası yoğun ilgi gösterdi.

Boğaziçi Konak’ta birbirinden değerli 20 eseri sergilenen Berna Taşer ile “Renkler” sergisi özelinde resim sanatı algısını konuştuk.

Berna Hanım resim serencamınız nasıl başladı?

Her zaman resim yapmaya ilgim vardı. Ama hiç cesaret edememiştim. Bir arkadaşımın evinde onun yaptığı bir yağlıboya resmi görünce ben de yapabilirim dedim ve onun gittiği atölyeye gittim. Ve böylelikle Ressam Tülin Somuncu ile tanıştım. Tülin Hanım bana resim yapabileceğimi gösterdi. Onun rehberliğinde ilk resimlerimi yaptım. Resim hayatım böylece başlamış oldu. Anne tarafımdan resim sanatıyla ilgilenenler vardı…

Resmin aileden gelen bir yetenek olduğunu söylediniz. Ailenizin resim sanatıyla olan irtibatını açar mısınız?

Anne tarafımın resme kabiliyeti vardır. Ailemde hiç kimse profesyonel olarak resim yapmıyor ama hepsi çok ilgilidirler. Resim eğitimi almadılar ama bu işle hobi olarak uğraşıyorlar…

Resim koleksiyonunuzda hangi eserler yer alıyor?

Koleksiyonumda pastel tablolar ağırlıkta… Daha çok pastel tablolar var.

Ne tür resimler yapıyorsunuz? Neleri resmediyorsunuz? Resmettiklerinizde neyi arıyorsunuz? Resim sanatı sizin için ne ifade ediyor?

Daha çok İstanbul resimleri üzerinde çalışıyorum. Özellikle Boğaziçi manzaraları ve çiçek resimleri yapıyorum. Beni mutlu edecek, baktıkça insanların içinin açılacağı güzel şeyleri resmetmeye çalışıyorum. İstanbul zaten çok güzel, çiçeklerse birbirinden güzel. Onun için konu sıkıntısı çekmiyorum.

Resimlerinizde ağırlıklı olarak hangi teknikleri kullanıyorsunuz?

Pastel boya tekniğini kullanıyorum. Önceleri yağlı boya çalışırdım. İranlı Ressam Javad Solempour’un bir sergisini gezdikten sonra kendisiyle tanıştım ve sonra pastel çalışmaya başladım.

İranlı Ressam Javad Solempour’un sergisinden sonra pastel ağırlıklı çalışmaya başladığınızı belirttiniz. Yağlı boya ile pastel arasındaki farklar/benzerlikler nelerdir?

Yumuşak pastel benim hiç tanımadığım bir teknikti. Ama tanıyınca hiç bırakamadım. Çok başka bir havası var. Çok soft resimler çıkıyor. Hocamızın da çok güzel bir tekniği var. Bizler de onu örnek almaya çalışıyoruz. Kendisi çok özel bir sanatçı. Çok kabiliyetli ve çok iyi bir hoca. Bu bahane ile tekrar ona gönülden şükranlarımı sunarım.

Resim sergilerini ziyaret eden sanatseverler şövale üzerinde duran eserlerde kendileri için bir hikâye arar/üretir. Siz de bir eserinizin hikâyesini anlatır mısınız?

Ben güzellikleri resimlerimde de görmek istiyorum.

Fırçanızdan dökülen bir tabloya baktığınızda kendinizi tablonun neresinde görüyorsunuz?

Resimlerim benim çocuklarım gibi oluyor.

Renkler sergisi nasıl projelendi?

BYV’nin Kadın Girişimcilik Çalışma Grubu Koordinatörü Fatma Ünay Hanımın çalışmalarını takip ediyordum. Fatma Hanım bir gün Boğaziçi Konak’ta girişimci kadınlarla sanatçı kadınları bir araya getirmek istediğini söyledi ve ilk buluşmanın resim sergisiyle olmasını önerdi. Böylelikle Renkler resim sergisi ortaya çıktı.

Sergide kaç eseriniz var? Renkler’de hâkim bir tema var mı?

20 adet resim var. Belli bir teması yok.

Sergi hazırlıkları ne kadar sürdü?

Zaten bu resimlerim bende vardı. Ama sergi için özel 4 resim yaptım. Bu 4 resmi 2 ay da tamamladım. Fakat şunu söylemek isterim ki ben resim yapmaya çok vakit ayıramıyorum bu işi hobi olarak yapıyorum.

Sergi açılışında nasıl bir atmosfer vardı?

Sergide çok güzel bir atmosfer vardı. Sağ olsunlar, arkadaşlarımız sergiye yoğun ilgi gösterdi. Sergi açılışına gösterilen ilgi beni mutlu etti.

Yeni sergi projeleriniz neler?

Bu benim ilk kişisel sergim. Hiç bir sergi açacağımı açıkça düşünmezdim ama şimdi neden başka olmasın diye düşünüyorum.

Serginizi gezdikten sonra, günlük telaşın içerisinde bir yandan çocuklarla ilgilenip diğer yandan da -iyi bir eğitimle- sanat ve estetiğe vakit ayırarak kalıcı eserler vermenin imkân dâhilinde olabileceğini fark ettim. Sanata ilgi duyan fakat vakitsizlikten dert yananlar için neler söylemek istersiniz?

Dediğim gibi ben resme çok fazla vakit ayıramıyorum ama terk etmiyorum da. Çünkü bu kendim için yaptığım, beni mutlu eden bir iş. Sonucundan her zaman mutlu oluyorum. Resim yapmaya başladığımdan beri etrafımdaki renklerin daha çok farkına vardım. Bu bile bazen bana yetiyor. İnsanın sevdiği işle ilgilenmesi gibi onu rahatlatan Bir şey olamaz. İnsan her zaman sevdiği işe vakit bulabilir. Yeter ki kendine bir şans versin, ilgisi varsa tanışmak için bir adım atsın.

İlginiz için teşekkür ediyorum.

Ben çok teşekkür ederim.

Berna TAŞER

1966 yılında Çanakkale’de doğdu. İlk ve ortaokulu Ankara’da, liseyi İstanbul’da Kadıköy Anadolu Lisesinde tamamlayan Taşer, 1988 yılında Marmara Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünü bitirdi. Evli ve üç çocuk annesi olan Berna Taşer’in çocukluğundan beri güzel sanatlara  ilgisi vardı. Resim yapmak ise aileden gelen bir yetenekti ve onun için günlük koşturmalar arasında resim yapmaya vakit ayırmak vazgeçilmez bir sanat sevdasıydı. Resim çalışmalarına başladığı ilk günden bu yana resimle ilgili her şeyi öğrenmeye çabalayan Taşer, Tülin Somuncu atölyesinde resim yapmaya başladı. İlk resimleri yağlıboya idi. Daha sonra İranlı ressam Javad Solempour ‘un sergisinde pastel ile tanıştı. 2005 yılından beri pastel çalışıyor. Sanatsal çalışmaları sırasında iki defa karma resim sergisine katıldı.