Anasayfa » HaberlerPsikiyatrist Yazar Mustafa Ulusoy ile “Truth and Justice” Film Okuması Gerçekleştirildi
Psikiyatrist Yazar Mustafa Ulusoy ile “Truth and Justice” Film Okuması Gerçekleştirildi
07 Aralık 2021       

26 Kasım tarihinde Psikiyatrist Yazar Mustafa Ulusoy ve Sümeyye Ebrar Budak’ın moderatörlüğünde film okumalarının birincisi “Truth and Justice” filmiyle gerçekleştirdi.

Ulusoy, filmin uzun olmasına rağmen insan hayatını sıkmadan güzel bir şekilde anlattığını belirtti. Program filmden bazı sahnelerin izlenip daha sonra bu sahnelerin yorumlanması şeklinde ilerledi. İnsan için hayatı anlamlandıran şeyin hayalleri ve idealleri olduğundan bahsetti. İdeallerimizin olması önemli ama hak ve samimiyeti koruyarak yolumuza devam etmemiz gerektiğine değindi. Filmin ana hikâyesinin yanı sıra kötü babalık nedir, insanın derin bir idrake sahip olmasının önemi, bilge bir eşe sahip olan ahmak bir erkeğin nasıl bu bilgelikten yararlanamadığı gibi noktalarda da önemli hikâyecikler barındırdığını belirtti.

Ana karakterlerin komşusu Pearu’nun sürekli siyah giymesi, köpeğinin siyah olması gibi sebeplerle onun şeytanı temsil edebileceğini belirtti. Andres ve eşinin Pearu’ya hep iyilik teklif edip, kötülük yapmamasını öğütlemesine rağmen hep kötülük yaptığını belirtti. Buna örnek olarak sebepsiz yere çit yıkma sahnesi, giren köpeğin öldürülme sahnesi, hendeğin suyunu kesme sahnesi örnek verildi. Bu konuyu anlayabilmek için Peru’nun duygu durumunu iyi bilmek gerektiğinden ve bu duygunun haset olduğundan bahsetti. Haset, insanın kendisinde olmayan güzel şeyleri başkasında da istememe duygusudur; Pearu’nun içsel bir boşluk yaşadığından bahsetti. Şeytanı şeytan yapan şeylerin kibir, içsel boşluk, haset, insana ve sahip olduklarına düşman olmak olduğunu belirtti.

Pearu’nun domuzların Andres’in karısının çağrısıyla hemen gelmesine şaşırmasının daha önce böyle bir ilişki kurmayı bilmemesinden kaynaklandığını anlattı. Andres’in karısının, Andres’e Pearu’nun seni etkilemesine izin veriyorsun demesinin çok önemli olduğunu söyledi. Zulme uğramışlığın öfkeyi tetiklediğini eğer öfke kızgınlığın bizi yönetmesini izin verirsek tuzağa düşmüş olduğumuzu anlattı. Şeytanla olan mücadelemizde en büyük yanlışın onu yenmeye çalışmamız olduğunu; mücadeleyi onun vesveselerine kulak asmayarak verebileceğimizi söyledi. Andres’in de komşusunu yenmek istediğini, negatif etkilerini yok etmeye çalışmadığını belirtti. Program katılımcıların da katkılarıyla sona erdi.