Anasayfa » Haberler » Kariyer Gelişimi Etkinlikleri » Mesleki Gelişim SohbetleriProfesyonel Kariyer Sohbetleri’nin Yeni Dönem İlk Toplantısı Gerçekleştirildi
Profesyonel Kariyer Sohbetleri’nin Yeni Dönem İlk Toplantısı Gerçekleştirildi
20 Kasım 2012       

15 Kasım Perşembe akşamı Boğaziçi Konak’ta yapılan, etkinliğin konu başlığı “Akademi’de Kariyer Yapmak” tı.

TÜBİTAK Danışmanı Dr. Hatice Karahan’ın moderatörlüğünde gerşekleşen etkinliğin konukları, Boğaziçi Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Özkan, Yalova Üniversitesi İlahiyat fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Betül Avcı ve Boğaziçi Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Nafi Artemel oldu.

Programda, ilk olarak konuklarımız kısaca kendilerini  tanıttılar. Ardından, moderatörümüz Hatice Karahan, konuşmacılarımıza “ Akademik kariyer yapmaya nasıl karar verdiniz?” sorusunu yönelterek, sohbeti başlattı.

Samimi bir havada gerçekleşen sohbette önce Yrd. Doç. Dr. Mehmet Nafi Artemel söz aldı. İngiltere’deki hukuk eğitimini bitirip profesyonel olarak avukatlık yapacakken, sevdiği bir hocasının yönlendirmesiyle hiç beklemediği bir şekilde akademik hayata başladığını söyleyen Dr. Artemel, araştırmayı seven bir yapıda olduğu için bu alanda çalışmaktan keyif aldığını belirtti. Boğaziçi Üniversitesi İİBF bünyesinde görev yapan Mehmet Nafi Artemel, üniversitenin özgür ortamının kendisini akademik hayata çektiğini ifade etti.

Yrd. Doç. Dr. Betül Avcı ise lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamlamasının ardından mütercim-tercüman olmayı düşünür, hatta çeviriler yapar. Ancak daha sonra yüksek lisansını “Dinler Tarihi” alanında yapması, onu mukayeseli kültür ve din okumalarına yöneltip akademisyenlik hayatına başlamasına vesile olur. Betül Avcı şu anda Yalova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde görev almaktadır.

Prof. Dr. Mehmet Özkan da lisans eğitimini 1986 yılında Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünde tamamladıktan sonra kendi alanında başarılı çalışmaların yapıldığı Amerika’ya gider ve orada araştırmalar yapar. Daha sonra biyomedikal alanına yönelir ve bu alanda  çalışmaları yapar. Üç yıl kadar da  Japonya’da bulunduktan sonra, enerjisini kendi ülkesi için harcaması gerektiğini düşünerek Türkiye’ye döner.Halen, Boğaziçi Üniversitesi’nde rektör danışmanı olarak görev yapmaktadır.

Katılımcılar tarafından ilgiyle izlenen sohbette konuklarımız “Akademik hayatın zorlukları nelerdir?” sorusunun da cevabını verdiler. Konuklarımıza göre; Her meslekte olduğu gibi akademisyenliğin de çeşitli zorlukları var. Çok çalışmayı ve odaklanmayı gerektiren bu alan, aynı zamanda büyük bir özveriyi de beraberinde getirmektedir. Ülkemizdeki üniversite sistemi, YÖK uygulamalarından kaynaklanan sorunlar ve parasal sıkıntılar, akademik çalışmaların önündeki engelleri oluşturmaktadır. Yurt dışında güçlü bir alt yapı ve itibara sahip olan akademisyenlik Türkiye’de maalesef bunlardan yoksun bulunmaktadır.

Herkesin akademisyen olmaması gerektiğinin altını çizen konuklarımız, seçtiği konu üzerinde gönülden, fedakârca, bıkmadan çalışabilecek olanların bu alanda başarılı olabileceklerini söylediler. Çalışılan konuda gerek entelektüel birikim olarak gerekse manevi olarak en iyisini yapabilenler, bu ruhla sistemi değiştirmeye de aday olabilirler. Akademisyenliğin tüm zorluklarına rağmen sürekli öğrencilerle etkileşim halinde olmanın getirdiği dinamizmin de çok keyif verdiğine vurgu yapan değerli hocalarımız, sohbetin devamında katılımcılardan gelen soruları da yanıtladılar. Yurt dışında eğitimin önemi ve burs imkânları konusunda yöneltilen soruların cevaplanmasının ardından programımız sona erdi.