Anasayfa » HaberlerProf. Dr. Ahmet Faruk Aysan: Bundan sonra maliye politikası para politikasından çok daha önemli olacak.
Prof. Dr. Ahmet Faruk Aysan: Bundan sonra maliye politikası para politikasından çok daha önemli olacak.
1 Ocak 1970 - 00.00       

3 Haziran Çarşamba akşamı Covid 19, Güven, Belirsizlik ve Küresel Ekonomi başlıklı sohbette İstanbul Şehir Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Faruk Aysan’ı misafir ettik. Kuveyt Türk Katılım Bankası Varlık Yönetimi’nden İsmail Yağcı’nın moderatörlüğündeki programda değerli konuğumuzun ekonomiye dair görüşlerinden istifade etme fırsatı  bulduk.

Sohbetin başında son salgınla oluşan şartların ekonomide çok derin ve yaygın bir etki oluşturduğuna şahit olduğumuzu, başta iktisadi faaliyetler olmak üzere çeşitli alanlarda güvenin azaldığını ve belirsizliğin hızla arttığını belirten moderatörümüz İsmail Yağcı, böyle ortamlarda akademisyenlerin ve her olayın bir ekonomik sonucu olması itibariyle de özellikle iktisatçıların entelektüel bakış açılarına her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuzun altını çizdi.

Bu düşüncelerle görüşlerine başvurduğumuz konuğumuz Prof. Dr. Ahmet Faruk Aysan, Covid-19 yayıldıkça kurumlara olan güven, devletlere olan güven ve ülkelerin birbirlerine olan güvenlerinin zedelenmesinden hareketle bu güven kaybının ekonomilere etkileri, güven tekrar nasıl tazelenir, bizi nasıl bir gelecek bekliyor minvalindeki sorularımızı yanıtladı.

“Ben güven ve belirsizlik kavramlarının ve bunların ilerleyen zamanki etkilerinin bu krizle beraber çok daha fazla tartışılacağını düşünüyorum. Güven her şey normalken test edilmiyor. Güven kriz anında, işler kötüye gittiğinde test ediliyor. Bu ülkeler arası ilişkilerde de firmalar arası ilişkilerde de böyledir. Kriz ekonomik olarak ciddi bir etki bıraktı ve bundan sonrası için güven nasıl tesis edilecek önemli olan nokta budur. Olay bitmiş değil. Devam eden bir güven bunalımı var ve kurumlara güven, devletlere güven, vatandaşın kendi ülkesine güvenini tesis edecek adımların atılması gerekiyor. 2008 krizinden sonra küresel yönetişim adına daha güven verici kararlar alınmıştı. Bu krizde henüz bu adımlar atılmış değil. Uluslararası yönetişime dair süreçler bu krizde ciddi manada sarsılmış durumdadır.” diyen Aysan pandemi süreciyle ortaya çıkan belirsizliğin önümüzdeki dönemde korumacı politikaları ve ulus devleti güçlendirme eğilimini artıracağı, kapitalizm ve küreselleşmenin sonuna gelindiği yönündeki yorumlara dair şunları kaydetti:

“Kapitalizm form değiştirebilir. Daha solcu yaklaşımlar ağırlık kazanabilir. Süreçte ortaya çıkan korumacılık bazı kapanmacı düşüncedeki liderlere bir fırsat oluşturdu.

Dünya o kadar entegre olmuş, o kadar bütün firmalar birbirleriyle fazla iş çevirir hale gelmiş ki bu kriz “herkes bu süreçte kaybedebilir” ihtimalini gösterdi bize… Ama kriz aynı zamanda küresel yönetişimle beraber iş birliği yapmanın, ticaret yapmanın aslında bize neler sağladığını da gösterdi. Krizin henüz çok içindeyiz bu sebeple çok uç görüşlerin dile getirilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Küreselleşme çok fazla küreseldi sadece… Devletlerin kendi çıkarlarını daha fazla koruduğu, daha fazla halkını düşündüğü bir hale gelmesi gerekliydi. Bu kadar dünyanın büyüdüğü bir noktada küreselleşmenin bitmesi, kapanmacı politikalara dönülmesi çok zor diye düşünüyorum.”

Prof. Dr. Ahmet Faruk Aysan: Bundan sonra maliye politikası para politikasından çok daha önemli olacak.

Şimdiye kadar krize verilen tepkiler, devletlerin uyguladığı politikalar, süreci yönetme biçimleri ve alınan aksiyonlara dair görüşleri sorulan Ahmet Faruk Aysan şunları dedi:

“Ülkeler kendi aralarında çok farklılaştı. Bu kriz 2008 krizi gibi bizim hatamızdan kaynaklanan bir kriz değil. Dışarıdan gelen bir şoktu, insanların direkt kontrol edebileceği bir kriz değildi. Buradaki en iyi politika insanların beklentilerini iyi yönetebilmekti. Gelişmiş ülkeler halka gelir desteği verdiler. Genel olarak birçok ülke benzer ve doğru tepkileri verdi.

Bu kriz 2008 krizi gibi merkez bankalarının krizi değil daha çok politikacıların krizi. Bundan sonra maliye politikası para politikasından çok daha önemli olacak. Politikacılar merkez bankası yöneticileri teknokratların yerine çok daha ön planda olacaklar diye düşünüyorum.”

Prof. Dr. Aysan değişmesi beklenen tedarik zincirleri, Türkiye’nin coğrafi konum, lojistik ağ bağlantıları, üretim kapasitesi ve insan kaynağı gibi avantajlarıyla hangi fırsatlara açık olduğu yönündeki sorumuza dair de şu değerlendirmelerde bulundu:

“Çin’in üretiminin sadece % 3-5’i bile ülkemize kaysa bu çok ciddi bir rakam olacak. Dünyanın fabrikası olan Çin’de herhangi bir kriz olduğunda tüm dünyanın bundan etkileneceği anlaşıldı. Artık fiyat yerine arz zincirindeki güvenliği önemseme düşüncesi artacak. Burada da Türkiye öne çıkan ülkelerden biri olacak. Ama bu oturduğumuz yerden olmayacaktır. Buna dair bizim de hem güven verme açısından hem de çalışma açısından adımlar atmamız gerekiyor. Bir taraftan sağlık ve tarım gibi konularda kendimize yetebilme açısından içimize kapanmamız mantıklı olacaktır ama bir taraftan da iş birliklerine açık, daha evrensel olduğumuz göstererek güven vermemiz gereklidir.”

Peki, bu krizden nasıl çıkılacak? Hepimizin kafasındaki bu önemli soru hakkında da değerli konuğumuz şunları söyledi:

“Covid olmasaydı bile dünya ekonomisinde değişim, dönüşüm trendleri vardı. Dijitalleşme diyorduk, Endüstri 4.0 diyorduk, daha fazla robot kullanılacak diyorduk. Virüs bunları hızlandırdı diyebiliriz. Yapısal dönüşümlerin daha hızlı yaşanacağı bir döneme giriyoruz. Covid 19 sonrası dönem yapısal dönüşümleri göreceğiz. Ekonomi tarafının da hızlı toparlanacağını düşünüyorum ben… Tüm ülkeler, bunlardaki pek çok finansçı, ekonomist, tarihçi, politikacı çözüm üretmek için çalışıyor. Daha az büyüme rakamlarının olduğu, sadece büyüme rakamlarına saplanıp kalmadığımız, daha eşitlikçi, sürdürülebilir büyüyen bir dünya olarak yeni normale vesile olabilir tüm bu gelişmeler. Yeni normalde daha az büyüyen ama çok felaket senaryolarının olmadığı bir dünya bekliyorum ben…”

Katılımcılardan gelen soruları da cevaplandığı İstanbul Şehir Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Faruk Aysan’la gerçekleştirdiğimiz söyleşinin geniş halini aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.