Anasayfa » HaberlerPasif Agresyon Davranış Ocak Ayı Psikoloji Okumaları’nda Ele Alındı
Pasif Agresyon Davranış Ocak Ayı Psikoloji Okumaları’nda Ele Alındı
18 Ocak 2021       

14 Ocak Perşembe akşamı düzenlediğimiz Psikoloji Okumaları programımızda Psikolog Zehra Ağır ile bu defa Savunma Mekanizmaları: Pasif Agresyon konusunu ele aldık.

Psikolojide pek önem verilmese de davranışlarımızın çoğunun alt yapısını oluşturan davranış biçiminin Pasif Agresyon olduğunu belirten Zehra Ağır, bu kavramın ayrıca birçok savunma mekanizmasını da içerdiğini kaydetti. Bu sebeple psikoloji alanından olan arkadaşlarımızın muhakkak savunma mekanizmalarını iyi öğrenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Pasif agresyonun bir iletişim biçimi olduğuna işaret eden Ağır, günlük hayatta muhatap olduğumuz pek çok insanda bu iletişim biçimine rastlandığını belirtti. Dolaylı ve doğru olmayan bir iletişim biçimi olan kavram, daha çok bilinç üstü davranışları içermektedir. Bloklama, içe atma, bastırma, mazoşizm ve sadizme kadar birçok sistemi içinde barındıran pasif agresif davranışla kadın-erkek arasında, anne-baba çocuk ilişkilerinde, arkadaşlar arasında, çiftlerin aileleri arasında ve iş hayatında oldukça fazla karşılaşılmaktadır.

Pasif agresif kişilerle yaşamanın çok zor olduğunu belirten Ağır, bu kişilerin sürekli karşısındakileri kendilerini sorgular pozisyona soktuklarını, kimsenin onları anlamadığı ve anlamak istemediğini düşündüklerini oysaki çoğu insanın onları dolaylı anlatımları sebebiyle anlamadığını söyledi.

Zehra Ağır pasif agresif insanların özelliklerini genel olarak şöyle sıraladı: “Pasif agresifler alıngan insanlardır, kendilerinin hiç anlaşılmadığını iddia ederler, çevresindeki insanların kendisiyle doğru iletişim kurmadığından şikayet ederler, hiç hayır diyemeyenleri vardır. Bir şeyi kabul eder gibi görünseler de kendilerinden isteneni yapmamak için başka yollar ararlar, ne dedikleri belirsizdir. Duygusaldırlar, hassastırlar, sözlü iletişimin kendilerini çok yıpratacağını düşündüklerinden çok farklı iletişim yöntemlerini denerler. Manipülatiftirler, çok fazla nezaket gösterebilirler. Genelde mutsuz ve öfkelidirler ve bu duygularını etraflarındaki kişilere de yaşatmayı isterler.”

Çocuklardaki kıskançlığın altında çoğunlukla pasif agresyonun olduğuna işaret eden Ağır, karın ağrısı, alt ıslatma, anne-babaya vurma, kardeşler arası kavgalar, saçma sebeplerden büyük ağlama krizleri gibi davranışların bu savunma mekanizması kaynaklı olabileceğini belirtti.

“Ebeveynlerden biri pasif agresifse çocuklar ondan da öğrenip pasif agresif hareketler sergilemeye başlayabilirler. Ve bu zamanla maalesef çocuğun karakterine de oturup kişiliğinin bir parçası olabilmektedir.” diyen Zehra Ağır pasif agresif kişilere yönelik neler yapılabileceğini şu sözlerle ifade etti:

“Çevremizde bu tip insanlar var ise onlara yardımcı olmak adına onlara pasif agresyonun ne olduğunu anlatmak, bunun yanlış öğrenilmiş bir iletişim becerisi olduğunu açıklamak ve doğrusunu göstermek faydalı olabilir. Bir şeye sinirlendiyseniz onu mutlaka 24 saat içinde sözlü iletişim diliyle mutlaka anlatmanız gerekir. Sözlü olarak kavga edeceğinizi düşünüyorsanız yazıyla bunu ifade etmelisiniz. Ancak yazarken de aceleci olmayıp bir süre geçtikten sonra yazmak iyi olacaktır. Zira öfkeliyken yazılanlar sert ifadeler içerebilir. “Sen dili” yerine “ben dilini” kullanarak iyi bir iletişim sağlanabilir. Sen diliyle kurulan iletişim suçlama olurken, ben diliyle kurulan iletişim yorumlama olmaktadır. Bu noktada ben dilini kullanmak faydalı olmaktadır. Ayrıca bu kişilere hayır demeyi, daha doğrusu hayır anlamına gelen “ben bunu yapamayacağım”, “ben buna katılmıyorum” gibi cümlelerle cevap vermeyi öğretmek gerekir. Bu şekilde hayır diyebilmenin de insanların bir seçeneği olabileceğini öğretmek gerekmektedir.  Bunlar öğretildiği takdirde bu kişiler yavaş yavaş düzenli iletişime geçebilmektedirler.”

Bir de mazoşizm ve sadizmin de bazen pasif agresyon çatısı altında değerlendirildiğini belirten Ağır, kendisinin de bu yorumlamayı mantıklı bulduğunu ancak bu durumlar ciddi anlamda kişilik bozukluğuna vardığı takdirde kişilerin muhakkak psikolojik destek alması gerektiğinin altını çizdi. Zira bu iki kişilik bozukluğu insanlara, çocuklara ve hayvanlara eziyet etme noktasına geldiğinde tehlike arz etmektedir. Ama bu noktalara gelen pasif agresyonlu insan sayısı çok azdır.

Oturumun sonunda katılımcılardan gelen soruları da cevaplayan Zehra Ağır savunma mekanizmaları ve pasif agresyon özelinde kitap ve makale önerilerinde de bulundu.