Anasayfa » HaberlerOruç Baba İnan Öğrencilerimize İş Hayatına Dair Önemli Tavsiyelerde Bulundu.
Oruç Baba İnan Öğrencilerimize İş Hayatına Dair Önemli Tavsiyelerde Bulundu.
1 Ocak 1970 - 00.00       

BYV Hamilik Yaz Okulu kapsamında tecrübeli isimleri misafir etmeye devam ediyoruz.

17 Temmuz Cuma akşamı da Türkiye’de hem özel sektör hem de kamuda 15 yıllık tecrübe ve birikime sahip olan konuğumuz Oruç Baba İnan’la (İşletme ’05) bir söyleşi gerçekleştirdik.

Oruç Bey’le sırasıyla Yıldız Holding’ten başlayıp, Anadolu Birlik Holding (Torku), Turkcell ve Tarım Bakanlığı’ndaki görevlerine kadar farklı alanlarda yer aldığı kariyer hayatını Hamilik Okulumuz rehberlerinden Ayşe Topçu moderatörlüğünde konuştuk. İnan, öğrencilik yıllarından bugünlere kadar olan iş hayatı yolculuğunu içtenlikle paylaştı bizlerle…

Üniversite hayatında hem bölümüyle ilgili hem de İslami olarak kendini yetiştirme çabası içinde olup, bir taraftan da sosyal hayatın içinde yer alan Oruç Baba İnan, son sınıfa geldiğinde özel sektörde çalışma düşüncesi olmayan, akademisyen olup yoluna devam etmek isteyen bir öğrenciymiş. Hatta bu hedefine yönelik olarak Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde İş Hayatı, özellikle Cumhuriyet’in kuruluşu sonrası şirketler ve şirket devlet ilişkileri konularını seçip Boğaziçi Üniversitesi ATA Enstitüsü’nde yüksek lisans başvurusunda da bulunmuş. Ancak başvurusu umduğu gibi sonuçlanmayan İnan’ı kader çizgisi katıldığı bir kahvaltı programı vesilesiyle farklı noktalara taşımış.

Öyle ki kahvaltıda görüştüğü Vakfımız Mütevelli Heyeti Başkanı Bahattin Aydın Bey’in kendisine Yıldız Holding’te stajyerlik teklif etmesi üzerine bir dönem çalışıp akademiye dönerim düşüncesiyle aktif iş yaşamına adım atmış Oruç Bey… Başarılı bir staj dönemi sonrasında holdingin Pazarlama bölümünde işe başlayan Oruç Bey işe başlamış başlamasına ama akademisyen olma isteği de içinde bir ukde olarak kalmış. Ta ki birkaç yıl sonra Kuran-ı Kerim meali okuduğu sırada “çarşı pazarda gezen Peygamber” vurgusundan etkilenene kadar… Ayetteki vurgu İnan’ı akademisyen olmaktan tamamiyle vazgeçirmiştir. Bu anı ve sonrasını Oruç Bey şu sözlerle ifade etti:

“Steril Müslümanlıktansa aktif hayatın içinde bir Müslüman olarak kalmaya, steril laboratuvar tarafında olmaktan pratiğin içinde olma durumuna yönelik keskin bir karar verdim. Hali hazırda iş hayatında da çalışıyordum zaten.  Zaman geçtikçe de anladım ki ben zaten akademisyen olamazmışım. Bu benim için kader kavşaklarından biri oldu. Teslimiyetçi bir akışta gitmek lazım… Bahattin Bey Yıldız Holding’teki eğitimlerden birinde “Kariyer planı yoktur, kariyer macerası vardır.” demişti. Biraz bu iş plandan çok maceraya benziyor gerçekten, ama yeter ki önümüze çıkan fırsatlar için her zaman aktif olalım.”

Sohbetimizde kariyerindeki farklı sektör tecrübelerini özel şirket, kamu ve kooperatif şirketi işleyişleri açısından karşılaştırmalı olarak değerlendiren İnan şunları kaydetti:

“Kamuya göre özel sektör daha dinamik daha seri… Kamu mevzuatla yönetilen ve daha yavaş giden bir yer. Uzun dönemde değişimi sindirebilecek ve hayata geçirebilecek sabırlı arkadaşlar kamuda yer alabilirler. Biraz daha hızlı hareket etmeyi seven, dinamik ve sonuç odaklı arkadaşlarımız kamuda yer almamalı, özel sektörü seçmeli diye düşünüyorum.

Ben şahsi olarak varoluş nedenimi, kariyerimi meseleleri bir adım öteye taşımak, değişim-dönüşüme vesile olmaya odaklamamdan da kaynaklanıyor olabilir. Kamuda da hayatın normal akışı, tanımlanmış işler, planlar devam ediyor aslında. Ama değişim meselesine geldiğimizde işte o çok zor. Zor olması belki de normal zira 80 milyonun çıkarlarının önemli olduğu mevzularda bugünden yarına değişim yapmanın kolay olmaması elbette ki normaldir. Ama tabi ki buna sabredebilmek önemli.

Kamudaki işlerin tanımlı olması, mevzuatla yönetiliyor olması da normal şeyler. Sadece kamuyu tercih edecek arkadaşların yönlendiren değil de yönlendirilen bir ortamda çalışmayı ve mücadeleyi göze almaları gerekiyor. Bu yüzden kişisel katkıların daha uzun dönemli yansıtılabileceği bir alan kamu… Özel sektörün de biraz fonksiyon bazlı detaylara girildiğinde bazı handikapları var.”

Oruç Baba İnan: Tüm ilişkilerde “yük olan” değil “yük alan” tarafta kalmak bu anlamda da yük taşımaya gönüllü olmak gerekiyor.

Tüm akademik yaşamı boyunca bolca okuma yapan Oruç Baba İnan okumalara çok önem vermesinin iş hayatında kendisine getirisi olduğuna işaret etti. Algı, idrak ve problem çözme kapasitesinin bu sayede geliştiğini belirten İnan, kamu olsun özel sektör veya kooperatif şirketi olsun çalışma sistemimizde öncelikle problemleri tanımlama eksikliğimizin bulunduğu düşüncesinde. İnan bunu aşmak için de yetkinliklerini geliştirirken analiz, tanımlama, becerisini artırmak için bireylerin bolca kitap okuyup kelime haznelerini geliştirmelerinin gerekliliğini vurguladı.

İş hayatına hazırlanan arkadaşlarımıza beşeri gelişim ve ilişkiler anlamında önemli tavsiyelerde bulunan Oruç Baba İnan şunları söyledi:

“Tüm ilişkilerde “yük olan” değil “yük alan” tarafta kalmak bu anlamda da yük taşımaya gönüllü olmak gerekiyor. Bu tabi zaten ahirete olan imanımızın bir gereği ama ben bütün münasebetlerde vermeden alınmayacağını gördüm. Bunu bileşik kaplar teorisine benzetiyorum. Bizim karşılaştığımız her insandan konu ne olursa olsun alacak bir şeyimiz vardır. Ondan bize doğru bir akış olur, bizden de ona doğru bir akış olur. Bizim ondan daha iyi olduğumuz bir alan olabileceği gibi onun da bizden daha iyi olabileceği bir alan olabilir. Dolayısıyla bu anlamda kim olursa, hangi konumda olursa olsun ondan alacağımız ve ona vereceğimiz bir şey vardır. Bu anlamda insan ilişkilerinde önyargısız ve komplekssiz iletişime geçmek önemlidir. Öncelikle vermeye, herkesten de almaya açık olmak, bildiğimiz şeyleri sonuna kadar öğretmeyi amaçlamak, bilmediğimiz şeyleri de bilenden öğrenecek esneklikte bir ilişki biçimi geliştirmemiz lazım. Bu beraberinde samimi bir ilişki getiriyor. Bu anlamda arkadaşlarımıza cami cemaatinden, bulundukları profesyonel ortamdaki kişilere kadar bu anlayışı yaşatmalarını tavsiye edebilirim. Sürekli öğrenen ve bildiklerini aktarmaya çalışan iletişim biçimi geliştirmekte fayda var.”

Bu güzel sohbette katılımcılardan gelen soruları da yanıtlayan Oruç Bey’e değerli katkıları için teşekkür ediyoruz.

Programın geniş halini aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.