Anasayfa » Haberler » Yönetim Kültürü EtkinlikleriMedeniyet Tarihi Okumaları’nın Yeni Dönemdeki İlk Oturumu Yapıldı
Medeniyet Tarihi Okumaları’nın Yeni Dönemdeki İlk Oturumu Yapıldı
24 Eylül 2013       

Medeniyet tarihi okuma gurubunun 2013-14 eğitim öğretim yılındaki ilk toplantısı 21 Eylül Cumartesi günü üniversitemiz ve farklı üniversitelerden  öğrenci, mezun ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi.

spengler1 

Toplantıda Oswald Spengler’in “The Decline of the West” isimli kitabının giriş bölümü tartışıldı.  Fatih Üniversitesi Tarih Bölümü Araştırma Görevlisi Yusuf Şafak’ın anlatımının yanısıra hâzirunun  soru ve görüşleriyle zenginleşen programda, bu yıl okunacak olan söz konusu eserin içeriği tartışıldı ve eserin layıkıyla anlaşılabilmesi için gerekli ön  bilgiler hatırlandı . Toplantı süresince üzerinde kafa yorulan mevzular aşağıda kısaca özetlenmiştir:

Batı’nın dünya siyaseti ve dünya halklarının sosyal ve kültürel yaşamları üzerindeki tartışılmaz etkisinin daha bir ciddiyetle sorgulana geldiği şu günlerde, batının çöküşünü sorgulayan böyle bir eserin okunması ve derinlemesine tahlili, daha söylenmemiş  sözü olan biz “doğulular” ve “güneyliler” için şüphesiz oldukça önemlidir.

Suriye’deki mezalime seyirci kalan, Mısır’da demokrasinin sadece batılı halklara layık  bir yönetim biçimi olduğunu yeniden hatırlayan (!) Batı dünyasının tutarsızlığını ve tükenmişliğini, onlarca yıl önce fark eden düşünürlerden biri olan Spengler,  Batı medeniyetinin bir organizma gibi  ömrünü tamamladığını ve batmakta olan bir güneş gibi yavaş yavaş yok olduğunu ileri sürer. Yazar  kendinden sonraki birçok düşünüre ilham kaynağı olan eseri “The Decline of the West’te”, temel olarak batı merkezli tarih algısının yanlışlığını ve Batı’nın (kendince) herşeyi tanımlama ayrıcalığını sorgular. Ona göre medeniyet haline gelmiş her kültür artık miadını doldurmuştur ve  ölümle nihayete erecek sonunu beklemektedir.

Her kültürün  kendine has bir yaşam alanı vardır ve ancak o alan içinde yaşamını sürdürebilir. Spenglere göre filozoflar belli bir medeniyetin içinde doğarlar, kendi çağlarının içine hapsolurlar ve o çağın sınırları dışına çıkamazlar.  Bütün çağlara ve mekanlara hitap edecek bir felsefe ve filozof yoktur.

spengler2

Kitabın giriş bölümünde bahsedilen ve toplantıda  öne çıkan hususlar kısaca yukarıda zikredilmiş ve özetlenmiştir. Okuma gurubunun sonraki toplantılarında bu hususların daha derinlemesine tahlil edilip tartışılması temennisiyle toplantı sonlandırılmıştır.

Haber: Mustafa Parladıcı-Felsefe’ 13