Anasayfa » HaberlerIBPF 2021-FINTECH
IBPF 2021-FINTECH
15 Mayıs 2021       

Moderatör: Dr. Selman Ortaköy (Kuveyt Türk Strateji ve İnovasyon Grup Müdürü)

Konuşmacılar :

Bülent Tekmen (Colendi, Founder/CEO )

Dr. Mücahit Gündebahar (Architecht Genel Müdürü)

Fevzi Güngör (Ödeal, Founder/CEO)

Kuveyt Türk Katılım Bankası Strateji ve İnovasyon Grup Müdürü Selman Ortaköy’ün moderatörlüğü üstlendiği bu panelde finansal sektörde çığır açan Fintech’lerin (Finansal Teknoloji Şirketleri) kuruluş hikayeleri, konvansiyonel finansal oyunculara nazaran ortaya koydukları değer önermeleri, sektörde yaşanan rekabet, son dönem mevzuat gelişmeleri, fintechlerin hangi ihtiyaçları karşıladığı, yaşadıkları problemler, bu problemlerin çözümleri ve geleceğe dair beklentiler konuşuldu. Özellikle rekabetin yoğun olduğu finansal alandaki teknoloji girişimlerinin eski oyuncularla olan iş birliğinin rekabet mi yoksa rekaberlik çerçevesinde mi değerlendirildiği detaylı bir şekilde ele alındı.

Fevzi Güngör: Türkiye’nin önde gelen finteklerinden Ödeal’ın kurucusu ve halihazırda CEO’luğunu yapan Fevzi Güngör kendi girişimcilik hikayesini paylaşarak ay sonunda maaş alabileceği bir iş hiç yapmadığını, çok zor dönemlerden geçtiğini, farklı ruh hallerini kaldırabilmenin girişimciliğin en önemli özelliği olduğunu ifade etti. Konuşmasının devamında şunları söyledi: “Girişimciliğe zengin olmak için başlayıp mutlu olan çok az insan gördüm. Girişimcilik tekrar tekrar denemeyi ve bundan keyif almaya gerektirir. Türkiye’deki yetenekli gençler yurtdışına gitmeye meyilli. Asıl çözmemiz gereken konuların başında bu sorunun olması gerekiyor. Bu gençler, daha çok para kazanmak için değil, daha iyi bir gelecek yaşamak için gidiyorlar ve yurtiçindeki rakiplere değil de yurtdışındaki rakiplere kaybediyoruz. Devletin ARGE ve KOBİ desteği bir girişimcilik desteği değildir, bu konuda farklı destekler sağlanmalıdır. Londra, Silikon Vadisi ve New York dünyanın Fintech ve Finans Merkezi olurken tek bir şeyle olmadı. Bu alanda yetkin olan ve çok çalışacak insanların Türkiye’de tutulması gerekiyor. ”

Bülent Tekmen: Girişimcilik hikayesinden bahseden Colendi’nin kurucusu Tekmen, 93 yılından beri sigortalı bir işte çalışmadığını, hayatının ‘kimsenin inanmadığı işlere inanıp hayata geçirmeye çalışarak’ geçtiğini söyledi. İninal’ı kurduklarında ön ödemeli kartın Türkiye’de çalışmayacağının düşünüldüğünü, daha sonra bu kişilerden bazılarının ön ödemeli kart için yatırımcı olduğunu ifade etti. Bülent Tekmen’in vurguladığı diğer hususlar şöyleydi: “Bir değer yaratabilmek için uygun ortamı oluşturmamız gerekiyor… Türkiye’deki bankacılık sistemi finansal teknoloji anlamında olağanüstü, bir tane uygulama içerisine üç yüz tane fonksiyon ekleyebilecek kadar sofistike mühendislik ürünleri çıkartabiliyoruz… Sandbox, Fintech sektörü için Ar-Ge desteğinden daha önemli… Türkiye’de girişimler daha yeşermeden önleri kapatılıyor… Krediyi verebilme gücü bankanın değil aslında, arkasındaki teknolojinin…  Bir bireyi değerlendirirken sadece KKB’sine ve geçmiş dönem kredisine bakmak gelecek dönem bankacılığı için doğru olmayacak… Amerika’daki bazı bankalar ya Fintech’leri satın alarak yok ediyorlar ya da Fintech’lerle iş birliği yapmamayı tercih ediyorlar.”

Ayrıca B. Tekmen dijital bankacılık lisansı için de fintechlerden oluşan bir konsorsiyum kurarak başvuru için ön çalışmalara başladıklarını belirtti.

Dr. Mücahit Gündebahar: Kuveyt Türk Katılım Bankası’nın finansal teknoloji geliştirmek üzere kurduğu Architecht şirketinin CEO’su. M. Gündebahar, sektörde çoğu bankanın kendi teknoloji şirketine sahip olduğunu ama Architecht’in Kuveyt Türk’e değil de, tüm finansal sektör oyuncularına iş yapmasıyla sektördeki diğer örneklerden farklılaştığını belirtti. Fintechlerin lisans sahibi olan ve lisansa ihtiyaç duymadan lisans sahibi oyunculara teknoloji üreten firmalar olarak iki temel kategoriye ayrıştığını vurgulayan Gündebahar, Architecht’in ikinci gruba dahil olduğunu ifade etti . Architecht’in kuruluş hikâyesinden ve ihracat performansından bahsetti.  M. Gündebahar bankaların atacağı adımlarla ilgili iki kritik konunun olduğunu vurguladı: Bunlardan ilki dijital bankacılık lisansı, diğeri ise açık bankacılık. Özellikle yeni nesil bankaların (Challanger Bank) sayısının son yıllarda oldukça artarak, 500’lü rakamlara ulaştığını belirtti. Klasik bankaların ise bireysel sektörden ziyade ticari ve kurumsal segmentlere yöneleceğini, bireysel sektörün ise Fintech’ler tarafından domine edileceğini vurguladı. Gündebahar, Türkiye’de finans sektöründeki oyuncu sayısının az olduğunu ve dijital bankacılık lisansı gibi düzenlemelerle birlikte yakın gelecekte sektörün en az yarısının Fintech’ler tarafından domine edileceğini düşünüyor. Körfez ülkeleri gibi çevre ülkelerde, Avrupa’da ve Kuzey Afrika ülkelerinde finansal teknoloji alanında ciddi bir açık olduğunu ve bu ülkeler arasında geçişkenlik olduğunu belirten Gündebahar, bu ülkelerdeki oyuncularla gerçekleştirilecek iş birlikleri ile başarı yakalayabileceklerini ifade etti. M. Gündebahar son olarak globalleşmenin, unicorn  olma (1 milyar $ üzerinde değerlemeye sahip olma) yolundaki en önemli adım olduğunu ifade etti.