Anasayfa » Haberler » Yönetim Kültürü EtkinlikleriEkonomi Sohbeti’nde Prof. Dr. İbrahim Öztürk’le Beraberdik
Ekonomi Sohbeti’nde Prof. Dr. İbrahim Öztürk’le Beraberdik
17 Nisan 2013       

12 Nisan Cuma günü düzenlenen Ekonomi Sohbeti’nde Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi  ve Zaman Gazetesi yazarı Prof.Dr. İbrahim Öztürk’ü konuk ettik.

İbrahim Öztürk

Söyleşinin ana konusu Orta Gelir Tuzağı ve Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durumun değerlendirilmesiydi. İbrahim Öztürk orta gelir tuzağını Türkiye gündemine taşıyan ilk isim olduğunu belirtti. Türkiye’de yetişen yeni iktisatçı modelini, teknik seviyesi yüksek lakin bu tekniği kullanabilecek, anlamlandırabilecek bilgi birikiminden yoksun olarak nitelendirdi. Bu yüzden ülkenin entelektüel birikimi yüksek iktisatçılara ihtiyaç duyacağını belirtti. Boğaziçi Yöneticiler Vakfı, Bilim ve Sanat Vakfı gibi kuruluşların bu anlamda çok önemli hizmetlerinin olduğunu söyledi.

Ülkemizde hemen hemen her kuruluşun hükümetin arkasında kaldığını, hükümetin önünden gidip ona yol gösterecek kuruluşlara ihtiyaç olduğunu belirtti.

Prof. Dr. İbrahim Öztürk ,orta gelir tuzağını Türkiye’ye uyarlayarak, ülkenin 2003-2007 yılları arası sağlanan istikrar ortamında hükümetin uyguladığı sıkı politiklar ve atıl kalan ekonomik değerlerin ekonomiye kazandırılması sayesinde hızlı bir toparlanma sürecine girerek fakir ülkeler seviyesinden orta gelirli ülkeler seviyesine çıktığını belirtti. Bu süreçte kişi başına düşen milli gelirin $3,000’dan $10,000 seviyelerine çıktığını, bu seviyeden sonrası için çok önemli yapısal reformlara ihtiyaç olduğunu söyleyen Öztürk, bu süreçte ortaya çıkarılan toplumsal enerjinin iyi yönlendirilmesi halinde orta gelir düzeyinden yüksek gelirli ülkeler( Güney Kore, Japonya vs) seviyesine çıkılabileceğimizi, bu noktada atılacak adımların hayati önem taşıdığını ifade etti. Bu noktada siyasilere tavsiyede bulunan konuğumuz, politikacıların tüccar zihniyetiyle iş tutup sadece kısa dönem fayda ve popülizm merkezli yaklaşımı bir kenara bırakıp daha vizyoner ve kapsayıcı bir  zihniyetle politikalarını belirlemesi gerektiğini aksi halde 2023 hedeflerine ulaşmanın zorlaşacağı notunu düştü. Bu gibi gelecek reformların bizleri cari açık probleminden kurtarabileceğini söyleyen İbrahim Öztürk, aksi durumda makul seviyede cari açıklı bir büyümenin söz konusu olamayacağını, bunun yapısal önlemlerinin şimdiden büyük bir özveriyle alınması gerektiğini vurguladı.

ekonomi2

Bu çerçevede Türkiye’nin yeni bir manevra alanına, yeni bir hikayeye ihtiyacı olduğunu belirten İbrahim Öztürk, eski hikayenin tekrar edilmesinin ülkeye zaman kaybettireceği uyarısını yineledi. Bu noktada belirli sektörlerde kendi teknolojisini üretebilen ve onu dünyaya pazarlayan bir ülke olması gerektiğinin altını çizen değerli akademisyen, ülkenin 2040’lara gelindiğinde şu an ki halinden en az 4-5 kat daha büyük olacağını, fakat burada üzerinde durulması gereken noktanın bu büyüklüğün ülke halkına ne oranda yansıyacağının iyi hesaplanması gerektiğini belirterek söyleşisini tamamladı.

Hazırlayan: Ahmet Şekeroğlu (İktisat 2. Sınıf)