Anasayfa » DuyurularEğitim Fakültesi öğrencileri mezunlarla buluştu
Eğitim Fakültesi öğrencileri mezunlarla buluştu
14 Mart 2008       
7 Mart Cuma günü Eğitim Fakültesi mezunlarıyla halen BÜ Eğitim Fakültesi’nde okumakta olan öğrenciler Boğaziçi Pansiyon’un konferans salonunda bir araya geldi.
 

Ümraniye Lisesi Edebiyat Öğretmeni İbrahim Hakan Karataş’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen toplantıda aşağıdaki hususlara değinildi.
 
İbrahim Hakan Karataş
Edebiyat 1998
Ümraniye Lisesi Edebiyat Öğretmeni
 
2002 yılında Türkiye ekonomisinde bir sıkıntı meydana geldi. Bu ekonomik sıkıntı yahut daralma tüm sektörleri etkilediği gibi eğitim camiası da durumdan bîzar oldu. Sonrasında bir düzelme meydana geldi… Dolayısıyla eğitim camiasında, özellikle dershanecilik sektöründe işler ileriki dönemler de daha iyi olacak. Bu arada eğer gelir düzeyi artarsa bir lüks olarak görülen eğitimin yaygınlığı artacağından da bu bölümde okuyanların daha şanslı olacağı kesin.
 
(…)
 
Şu durumda bilişim teknolojileri doğru düzgün eğitim alanında bir çalışma yapmıyor, eğitim alanında geniş çaplı bir araştırma geliştirme projeleri yapılmıyor. Buna ciddi anlamda ihtiyaç var.
 
Karataş, “MEB’de eskiden bir sınıfta 70’e yakın öğrenci varken şimdiler de bu sayı 40-50’lere düştü. İdareciler ve hocaların bir kısmının sadece günü geçirmek için çalışıyor olması bundan.; öğretmenlerin öğrencinin gelişimine katkıda bulunmak için oldukça geniş bir fırsat alanı var. Nihayet eğitim, öğretmenlerin vicdanına kalmış bir meslektir” diyerek, bu koşullarda bizim geniş bir vizyon ve amaç sahibi olarak MEB de fark oluşturmamızın şart olduğunu belirtti.

 
Mahmut Ceylan
PDR 2006
Sağlık A.Ş. Özürlüler Birim Müdürü
 
Mahmut Ceylan, mezun olduktan sonra birkaç yıl İnsan kaynaklarında çalışmış ve orada her türlü mesleğin hangi özelliklere sahip olduğunu daha iyi gözlemlemiş. Hangi mesleğin neleri gerektirdiği, neleri gerektirmediğini bu sayede öğrenmiş.
 
Mahmut Ceylan’a göre; özel sektörde kariyer yapmak isteyenlerin öncelikle mezun oldukları üniversite çok önemli; çünkü bu ilk aşamada etiket vazifesi görüyor.
İkinci aşamada ise kişisel beceriler çok önemli. 3. sırada kişisel iletişim; 4. sırada yaratıcı ve cesaretli olmak. Bu noktada özel sektörde gözle görülen bir rekabet ve hareketlilik var. Ama MEB’e girdiğinizde bunların hiçbirini göremezsiniz. "Sen devlete, devlet de sana yaslansın" politikası izleniyor. Ben bu şekilde mutlu olacağımı düşünmediğim için özel sektöre yöneldim. Şimdilik devleti düşünmüyorum.
 

Perihan Yavuzcan
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği 2007
Ford-Otosan A.Ş.Bilgisayar Destekli Öğretim Uzmanı
 
Bölümde okurken çalışma hayatına atıldım; hem derslerimi hem işimi aynı anda yürütmek cidden zordu. Ford Otosan’a beni hocam yönlendirdi ve bana referans oldu. Lakin hocalarınız sizi tanımadan, sizin potansiyelinizi görmeden kolay kolay referans olmazlar.
 
Şimdi hem özel sektörde çalışıyorum, hem de MIS (Yönetim Bilişim Sistemleri)nde yüksek lisans yapıyorum. Fakat bu gerçekten çok zor; hocalar ya da patronunuz size Yüksek Lisans yapıyorsunuz diye daha ayrıcalıklı ya da anlayışlı davranmıyorlar. Sınav tarihleriniz değişmiyor ve çoğu zaman işlerinizi bitirdiğinizde saat 22.00’yi bulabiliyor.
 
Ama eğer yaptığınız işi severseniz bunların üstesinden gelebiliyorsunuz. Ve benim de mantalitem hep şöyle olmuştur: "Bir işte en iyi hep ben olmalıyım"
 
Menderes Kösem
Matematik Öğretmenliği 2001
Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi Matematik Öğretmeni
 
“Daha önce dersanede de çalıştım; fakat MEB en iyisi. MEB’de olduğuma pişman değilim, şimdi Anadolu İmam Hatip Lisesi’ndeyim. Okulumdan memnunum.
 
Boğaziçi’nin size katkısı var mı diye soracak olursanız cevabım şöyle olur: Çalıştığınız yerde Boğaziçi Üniversitesi güzel bir etiket oluyor ve sizi öğrencinin gözünde 1 adım öne geçiriyor. Bu da sizin için çok önemli.
 
Recep Çevik
Fizik Öğretmenliği 2001
Kartal Mehmet Akif Ersoy İmam Hatip Lisesi İngilizce Öğretmeni
 
Fizik Öğretmenliği 2000 mezunuyum. Ama maalesef İngilizce Öğretmenliği yapıyorum. Çünkü idareci olmak istiyorum ve idareci olabilmeniz için okulda ders vermeniz gerekiyor; bense simdi ilköğretimde olduğum için Fizik dersleri veremiyorum.
 
Şu anda yüksek lisans yapıyorum; bu çalışmamın benim kişisel gelişimimde faydası olduğuna inanıyorum. Şunu söylemek gerekir ki Boğaziçi olduğunuz için her girdiğiniz ortamda kıskanılacaksınız. Yaptıklarınız pek çoklarının gözüne batacak ve idarecilerinizi memnun edemeyeceksiniz. Ama ben bütün bunlara rağmen işimi seviyorum.
 

 Gülay Gedik
 İngilizce Öğretmenliği-4