Anasayfa » Haberler » Yönetim Kültürü Etkinlikleri » Kadın Girişimcilik ToplantılarıDr. Sare Davutoğlu 5’inci Kadın Girişimcilik Toplantımızda önemli mesajlar verdi.
Dr. Sare Davutoğlu 5’inci Kadın Girişimcilik Toplantımızda önemli mesajlar verdi.
02 Mart 2010       

Kadın Girişimcilik Çalışma Grubu Koordinatörümüz Sn. Fatma Genç  Ünay tarafından modere edilen 5. Kadın Girişimcilik Toplantımızın konuğu 1987’den bu yana sağlık sektöründe bulunan Sn. Sare Davutoğlu oldu. Sn. Davutoğlu yaşam terazisinin bir kefesine işimizi diğer kefesine ailemizi koyarak optimal bir denge sağlamanın önemini; bu dengeyi kurmaya çalışan annelerin yaşadıkları stresi ve bunun çocuklarımız üzerindeki etkilerini; aynı anda iş kadını ve anne olma problematiğini hayatından renkli örneklerle değerlendirdi. Sn. Davutoğlu, tecrübelerinden hareketle keşfettiği ‘doğru insanlarla beraber olmak’, ‘kesin prensiplere bağlılık’, ‘insan ilişkilerinde adalet’, ‘iyi ilişkiler kurma’, ‘başarı mitinden kaçınmak’, ‘doğru öncelikler belirlemek’ prensipleri doğrultusunda hayat hikâyesini keyifli ve doyumsuz bir sohbet ikliminde betimledi.  

“Hakikaten insanın bütün hayatı boyunca yaşadıkları, ileriye yönelik bir iz bırakıyor, bazı şeyleri şekillendiriyor ve geleceğe bizi hazırlıyor. Benim hayatımda da hepimizin hayatında olduğu gibi öyle oldu. Mesela, annemi dördüncü kardeşimizin doğumu sırasında kaybetmemiz, kadın doğum doktoru olmamda etkili olmuştur.” dedi Sn. Davutoğlu. Çok genç yaşında yaşamak zorunda kaldığı bu derin acı, kendisinin kariyer çizgisini, kader çizgisiyle buluşturarak Çapa Tıp Fakültesi’ni kazanmaya ve nihayetinde Kadın Doğum bölümünde ihtisas yapmaya taşımıştı. Dr. Davutoğlu yaşadıklarının iç dünyasını derinleştirip zenginleştirdiğini; bir tıp doktoru olmasının ötesinde hayata zengin ve özgün bir bakış katan bir yaşam felsefesiyle buluşturduğunu; iş ve aile arasında dengeli yaşamak adına denenmiş ve etkili bulunmuş bir takım prensipleri oluşturmasını sağladığını vurguladı.

1980 yılında Eskişehir Anadolu Lisesi’ni birincilikle bitirip üniversiteye başlayan Davutoğlu, önemli bir prensip olarak, hayat boyu ‘doğru insanlarla beraber olmanın’ insan için ne kadar kritik olduğunu vurguladı. Üniversite yıllarında yaşadığı çeşitli zorluk ve engelleri de yine doğru ilişkiler kurarak aştığının altını çizen Davutoğlu, ayrıca günümüzde insanın bireysel başarısının çok fazla vurgulandığını, fakat aslında gerçek başarının, çevrenizi düşündüğünüzde var olduğunu söyledi.  

Tıp fakültesi dördüncü sınıfının tatilinde evlenen Sn. Davutoğlu, tüm içtenliğiyle evliliğinin ilk yıllarında okul, aile ve sosyal yaşamı arasında dengeli ilişkiler kurmaya çalışırken mükemmeliyetçi yaklaşımının zaman zaman hayatını zorlaştırıcı rol oynadığını vurguladı. Günümüzde de kariyer yapan annelerden beklentinin çok yüksek olduğunu söyleyen Davutoğlu, kendimize çok iyi bir anne, çok iyi bir eş, çok iyi bir sosyal sorumluluk sahibi birey olmak gibi çok yönlü hedefler koyduğumuzu vurgulayarak “Aslında bunlar arasında dengeyi koruyabilmek mutlaka gerekli. Ben de geriye dönüp yaşadıklarımı değerlendirdiğimde, her zaman en iyi olmaya çalışmanın gerekmediğini, bunun insani bir şey olduğunu görebiliyorum. Belki o noktada dikkatli davranmak, ‘öncelikleri doğru tespit etmek’ gerekli dedi ve şunları ekledi: Başarı şimdi çok önde tutulan ve kesin kriterleri ortaya konulan bir şey olarak modern yaşamın bir miti haline getirildi. İyi bir üniversitede okumak, iyi bir iş sahibi olmak, iyi bir evlilik yapmak, iyi para kazanmak gibi hedefler kaçınılmaz olarak bireyden bekleniyor. Oysa kadın evdeki ana belirleyici unsur ve ailenin odak kişisi olduğundan bu en iyi olma hedefleri arasında öncelikleri değiştirilebilecek esnekliğe sahip olması gerekiyor.” 

“Diğer taraftan, geçmiş birikimlerimizle hayata dair edindiğimiz kesin prensiplerimiz varsa yaşam dinamiklerimizin hızlı değiştiği dönemlerde hata yapma riskimiz azalıyor” diyerek, kendi hayatından örneklerle “kesin prensipler ve esnekliğin önemini” vurguladı.   

Üniversitenin altıncı sınıfına 35 günlük ilk bebeği ile birlikte başlayan Davutoğlu, 1987’de Kars’ta mecburi hizmetine başladı. Daha sonra İstanbul Adalar ve Eyüp’te mecburi hizmetine devam ederken ikinci kız çocuğuna sahip oldu. 1990 yılının Haziran ayında eşi Sn. Ahmet Davutoğlu’na Malezya’da bir üniversiteden gelen öğretim üyeliği teklifi üzerine görevinden istifa ederek, kızları ve eşi ile birlikte Malezya’ya gitti. Malezya’da uzun uğraşlar neticesinde üniversite kliniğinde çalışmaya başladı. Malezya’da geçirilen dört yıl, bütün zorluklarına rağmen, aile açısından birbirlerine kenetlendikleri ve çok güzel hatıraların yaşandığı bir süreç oldu. 

 

Dr. Davutoğlu Malezya’dan döndükten sonra 1995 yılında ihtisasa başladı ve 1999 yılında uzmanlığını üç çocuğuyla beraber bitirdi. İhtisas yıllarında yaşadığı zorlukları ‘iyi insan ilişkileri kurma’ prensibi ile aştığını söyleyen Sare Davutoğlu ‘İyi ilişkiler kurduğunuzda ve işinizi iyi yapmaya çalıştığınızda’ her yerde karşılığını görüyorsunuz’ deyip şunları ekledi: “İş hayatında hep söz edilen o çekişme bizde de yaşanır. Birçok insan, ihtisas arkadaşlarını ömür boyu görmek istemez. Çünkü çok ciddi bir zorluktur, çok ciddi bir yarıştır.”

Sosyal girişimcilik yönüyle de bilinen Sn. Sare Davutoğlu, ihtisas yıllarında kürtaj ile ilgili farkındalık oluşturmak amacıyla 1996 yılında Hayat Vakfı tarafından gerçekleştirilen kürtaj projesinde aktif rol aldı. Bu faaliyetlerin hayatının önemli bir parçası olduğunu ve iş, aile ve sosyal faaliyetleri arasındaki dengeyi de önceliklerini belirleme prensibiyle sağladığını belirtti: “Hayatın farklı dönemlerinde farklı öncelikleriniz olmak zorunda’ diyen Davutoğlu konuşmasına şöyle devam etti: “Temel doğrularınız içerisinde hareket etmek mutlaka olmazsa olmaz. Ama hayatınızın farklı dönemlerinde çok katı olmadan evinizin, ailenizin ve özellikle de çocuklarınızın şartlarına göre önceliklerinizi biraz kaydırmanız; birini öne birini arkaya almanız gerekebiliyor… İşte çocuklarınız çok küçükken illa “kariyer” diye tutturmayıp biraz onlarla beraber olmanın faydasını ileride görebiliyorsunuz. Sosyal anlamdaki faaliyetlerde dönem dönem çok aktif oluyorsunuz dönem dönem geri planda olmanız gerekebiliyor. Fakat elinizden geldiği kadar bunları, etrafı ve kendinizi çok zorlamadan sürdürmeye çalışmak mutlaka bereketini hayatınızda hissettiriyor.”  

1999 yılında ihtisasını bitiren Davutoğlu, ihtisasının ardından kısa bir özel hastane tecrübesi geçirmiş daha sonra da kendi özel muayenehanesini açmıştır. Sn. Davutoğlu yıllardır sürdürdüğü uzmanlığı alanındaki duygularını ise şöyle dile getirdi “ Kadın-doğum hakikaten benim hep istediğim bir alandı. Çünkü kapsayabileceğiniz ve hâkim olabileceğiniz bir alan, benim için daha cazipti. Kadın doğumun doğum bölümü insanı çok mutlu eden, doğal, fizyolojik bir olaya şahitlik etmenizi sağlar. Onun için de şu günlerdeki hayat şartlarımızda bile ben doğumu bırakamıyorum, doğumdan vazgeçmemeye çalışıyorum inşallah sağlığım olduğu sürece böyle devam edebilirim.”  

Programımızın sonunda konuklarımızın soruları üzerine Sn. Davutoğlu aile yaşamında dengeyi sağlama adına şu hususlara da değindi. Birincisi, bekâr bir genç kızın evlilikle ilgili geniş anlamda bilgi sahibi olduğunda bu bilgi, aile bağlarının doğru ve sağlıklı bir şekilde kurulmasına katkı sağlıyor. İkincisi, iyi anne olma miti ya da çok az sayıda çocuk sahibi olup onları çok mükemmel yetiştirmek kaygısına kapılmamak gerekiyor. Bu kaygıyla çalışan birçok kadın, tek çocuk sahibi olmayı tercih ediyor. Bu da hem o çocuk hem de aile için çoğu kez ciddi bir baskı oluşturuyor. Bir soru üzerine Sn. Davutoğlu doğru insanlarla bir arada olmak’ prensibini tekrar hatırlatarak şunları ekledi: “Adalet duygusuna sahip doğru insanlarla problemlerinizi paylaşmak son derece önemli. Çünkü böyle kişiler sizi bir yandan hata yapmaktan alıkoyarken diğer bir yandan daha iyiye yönlendirebiliyor. Elbette eşinizi de en iyi dost, başından beri hayatınız boyunca dostunuz olarak görmek, önyargısız olarak evliliğe başlamak son derece önemli”.

Konuşmasının sonunda anne-çocuk ilişkileri dengelerine de değinen Bayan Davutoğlu bu dengeyi çocuklarını bir yük gibi görüp bunu çocuklarına hissettiren bir anne olmaktansa, zaman zaman destek alan bir anne olunabileceğini de vurguladı. Çocuklar için oluşturulması gereken ortamlar için ise “Zaman zaman büyük aileyle, dostlarımızla, arkadaşlarımızla ya da oluşturacağımız çeşitli mekanizmalarla çocukların mutlu olacakları bir ortamı onlara hazırlayabilmek çok önemli” diye belirtti. 

Toplantının sonunda program moderatörümüz şu mesajları verdi: “Kendimize sık sık ‘çocuklarımız ve dolayısıyla ailemiz toplumsal hayatın, kariyerimizin ve devlet politikalarının neresinde kaldı?’ sorusunu iş dünyasının çalışan anneleri olarak sormalıyız. Girişimci kadınlar, dayanışma içinde ekonomik, sosyal, politik girişimcilik kapsamında hem toplumsal algıyı değiştirme yönündeki devlet politikalarını hem de şirketlerin insan kaynakları politikalarını etkileme gücüne sahiptir. Annenin tek başına bütün çevresini ve iş hayatının kurallarını değiştirmesi reel olarak olanaklı değildir. Bu yüzden, çalışan annelere yardımcı olabilecek mekanizmaların oluşturulması amacıyla hükümet politikalarını etkileyebilecek projeler üretmeliyiz.”  

Üslubundaki sadeliğe paralel olarak kalbinin kapılarını kendine özgü bir sıcaklık ve gerçeklikle ardına kadar açan Sn. Sare Davutoğlu’nun kişisel tecrübelerine bakıldığında toplumun sorunlarıyla da yakînen ilgilenen içten bir simayı görmezden gelmek mümkün değil. Anne-baba olma duygusunun çocuğu koruma merhametiyle hatalar yaptırabildiğinden bahsetse de, Sn. Davutoğlu’nun hayatındaki nizamın ve dengeli yaşama çabasının zaman zaman zor koşullar altında iş ve aile hayatının nasıl dengelenebileceğine dair bizlere test edilmiş gerçekler sunduğu da açıktır.

 

Programın sonunda samimi ve doyumsuz sohbetiyle

kişisel tecrübelerini bizlerle açık yüreklilik ile paylaşan;

kendine özgü  iç dünyasından hareketle

dinleyicileri modern yaşamda iş-aile-kariyer dengesine

dair abartılı  mitlerin sorgulandığı uzun soluklu

bir yolculuğa  çıkaran Sn. Sare Davutoğlu’na

içine kalbi teşekkürlerimizi yüklediğimiz

çift başlı lale tezhibi

takdim edildi.

 

Kadın Girişimcilik Programımızı onurlandıran Sn. Op. Dr. Sare Davutoğlu’na Boğaziçi Yöneticiler Vakfı adına teşekkür ediyoruz. 

Fatma Genç Ünay