Anasayfa » HaberlerBoşanma ve Aile Bireyleri Üzerine Etkilerini Konuştuk
Boşanma ve Aile Bireyleri Üzerine Etkilerini Konuştuk
04 Aralık 2020       

3 Aralık Perşembe akşamı Zehra Ağır (Psikoloji’09) moderatörlüğünde düzenlenen Psikoloji Okumaları oturumunda “Boşanma ve Aile Bireyleri Üzerine Etkileri” konusu ele alındı.

Oturuma son yıllarda boşanma hızında görülen artışla başlayan Zehra Ağır, aile içi şiddet, duygusal istismar, madde ve kumar bağımlılığı gibi faktörlerin boşanmayı kaçınılmaz kıldığını belirtti. Bu gibi durumlarda çocukların sağlığı için boşanmanın, evliliğin sürdürülmesinden daha iyi olabileceğini ifade etti.

14 yaş öncesinde ve sonrasında çocuğun boşanmaya bakış açısı birbirinden farklı olmaktadır. Ağır, çocukların 14 yaşına kadar boşanan anne babalarının tekrar evleneceğini düşündüğünü, 14 yaşından sonra ise anne babalarının barışmalarını istemediklerine dikkat çekti.

Çocuklarda görülen saç koparma (kıl yolma) hastalığına değinen Ağır, bu hastalığın en çok anne babanın boşanma sürecinde başladığının altını çizdi. Boşanmadan sonra çocukta oluşan herhangi bir kaygı bozukluğu durumunda altta yatan sebeplerin mutlaka ele alınması gerektiğini vurguladı.

Boşanmanın nasıl gerçekleştiğinin çocuğun sağlığı üzerindeki önemine değinen Ağır, bu sürecin çocuğun psikolojisi üzerinde travmatik etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu. Boşanma sürecindeki anne babalara çocuklarına psikolojik destek aldırmalarını tavsiye etti. Psikolojik destek, çocuğun boşanma sürecini sağlıklı atlatmasında önemli bir adım olarak görülmektedir.

Çocuk, ihtiyaçlarının karşılanması odaklı olduğundan boşanmadan sonra ortada kalacağını düşünebiliyor. Boşanmadan sonra anne babanın kendisine olan sevgisinin, ilgisinin, maddi imkanlarının değişmeyeceğini çocuğun bilmesi gerektiğine işaret eden Zehra Ağır, çocuğa bu noktalarda hayat garantisi ve yeterli kaynak verilirse boşanma sürecinin daha kolay atlatabileceğini söyledi. Boşanma sürecinde çocuğa güven iyi bir şekilde verildiği takdirde, boşanma çocuk için bir eksiklik anlamına gelmiyor.

Çocuk, kendisine ilgi ve sevgi veren kişiye bağlanır. Çocuklar ilgi ve sevgi gösteren yeni anne babaya açıktır. Bu noktada çocuğun kendi ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığına baktığını ifade eden Ağır, bu açıdan çocuğu güvende hissettirdiği sürece ikinci evliliklerin, üvey annenin ve üvey babanın çocuk için iyi olabileceğini söyledi. Ağır, çocukların yalnız bir anne veya yalnız bir baba tarafından büyütülmesindense, ikinci evliliklerin çocuğa daha güvenli, sağlıklı bir ortam sağlayabileceğini vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı.

Haber: Neslihan Aydın PDR’21