Anasayfa » Haberler » Sosyal ve Kültürel Etkinlikler » Mezuniyet TöreniBoğaziçi Konak’ta mezuniyet coşkusu
Boğaziçi Konak’ta mezuniyet coşkusu
15 Temmuz 2009       

Vakfımızın bu yıl on dördüncüsünü düzenlediği Geleneksel Mezuniyet Merasimi Boğaziçi Konak’ta gerçekleştirildi.

Konak’ta mezuniyet hazırlıkları günler öncesinden çimlerin biçilmesiyle başladı. Mezuniyet günü geldiğinde Konağa ayrı bir renk geldi. Duvarlara bayraklar, ağaçlara balonlar asıldı, sandalyeler süslendi…

4 Temmuz Cumartesi sabahı gözlerimiz bulutlardaydı. Bulutlarda yağmur yağmur rengi görmeyen gözlerimize ayrı bir neşe geldi…

Artık Boğaziçi Konak “muhteşem” manzarası ile “mezuniyet”e hazırdı…

Arkadaşlarımız yeni mezunları ve misafirlerini kayıt masasında karşıladı, ailelere yerler gösterildi; asırlık çınarların gölgesinde bir miktar dinlenmenin ardından merasim başladı…

Akşam saatlerinde başlayan merasime öğrenci, yeni mezun, mezun ailesi ve eski mezunlar iştirak etti…

Kimi aileler programa çocuklarıyla; yeni mezunlar küçük kardeşleriyle gelmişti.

 

Çocuklara yine unutmadık, onlara sürprizlerimiz vardı, palyaçolarla hoşça vakit geçirdiler, sosis balonlarının ucuna hayallerini de eklediler…

Mezunlarımızın birçoğu aileleriyle beraber törene gelmişti. Bunun yanı sıra daha önce mezun olmuş mezun ve mensuplarımız da bu mutlu günümüzde bizleri yalnız bırakmadılar.

Programa Vakfımızın Kurucular Kurulu Üyelerinden ve mensuplarından da çok sayıda katılım oldu.

Kurucular Kurulu Üyemiz, T.C. Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu Bey de yoğunluğuna rağmen, önceki yıllarda olduğu gibi bizleri bu mutlu gecemizde aramızdaydı…

Mezuniyet merasimi saat 18:30’da yemek ikramıyla başladı. Resport’un kıdemli ahçısı İsmail Usta, ikram malzemelerini yine gönül ateşinde pişirmişti…

 

Biraz yemek kuyruğunda beklesek de ne gâm; arkadaşlarımızla bu vesileyle de hasret giderme imkanı bulduk. Yemek ikramı saat 19:30’da bitti ve ardından konukların yerlerini almasıyla tören, sözlerin en güzeli ve en değerlisi “haksöz”le başladı.

Programın açılış konuşmasını vakfımızın başkanı Tuncay Dinç yaptı.

Başkanımız, yeni mekânda yeni aşk ve şevkle yapılan hizmetlere ve birlik ruhuna ve hizmetlerde sürekliliğe vurgu yaptığı konuşmasında Fatih Sultan Mehmet Han’a atıfta bulundu:

“Bu gün burada Fatih’in İstanbul’un  fethinin tohumlarını attığı bir mekanda biz de onunla aynı davaya hizmet için attığımız tohumların yeşerdiğini gördüğümüz için Rabbimize şükürler olsun.”

Tuncay Beyden sonra Kurucular Kurulu Üyemiz, T.C. Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Dr. İbrahim Turhan İbrahim Bey kürsüye davet edildi. Dr. Turhan konuşmasında mezun olacak arkadaşlara tavsiyelerde bulundu:

“Arkadaşlar Türkiye, son beş yılda izlediği tutarlı politikalar sonunda dünyada çok güçlü bir konuma gelmiştir. Bu konumu koruyacak ve daha ilerilere götürecek olanlar sizlersiniz. Sorumluluğunuz büyüktür ve kutludur. Bunun bilincinde olun ve ona göre her daim umutla, inançla kendinizi geleceğe hazırlayın.”

İbrahim Turhan Beyden sonra, Doç. Dr. İbrahim Öztürk Bey konuşmalarını yapmak üzere kürsüye geldiler.  

İbrahim Bey konuşmasında Türkiye’nin her zaman iyi yetişmiş insanlara ihtiyacı olduğunu belirtti. İbrahim Öztürk mezun olacak arkadaşlara seslenişinde şu noktalara değindi:

“Türkiye güçlü bir ülkedir ve tarih,Türkiye’ye yeniden dünyaya barış ve huzuru getirme görevini vermiştir. Bu görevi yerine getirecek olan kadrolar sizlersiniz. Bugün ekonomide yaşanan olumsuzluklar gözünüzü korkutmasın. Morallerinizi bozmadan hayata umutla bakışınızı devam ettirin. Şunu unutmayın arkadaşlar; umudunuzu yitirir, heyecanınızı kaybeder ve davanızı unutursanız işte o zaman durum kötü demektir. Eğer bu noktalara dikkat ederseniz Allah’ın izniyle sizler, bu ülkenin ve dünyanın kaderini değiştirecek umutlarısınız.” 

İbrahim Öztürk’ten sonra kürsüye konuşmalarını yapmak üzere Kurucular Kurulu Üyemiz, T.C. Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu Bey geldiler.

Ahmet Davutoğlu Bey konuşmasında üniversitenin üstlendiği rolün önemine değindi. Üniversiteyi bir nehir yatağına benzeten Prof. Dr. Davutoğlu, bu nehir yatağını farklı yerlerden gelip dolduran küçük dere kollarının ise öğrenciler olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir nehir ne kadar farklı kollardan oluşursa o kadar zengin bileşime sahip olur. İşte bunun gibi Anadolu’nun en ücra yerlerinden anasını, babasını ve doğup büyüdüğü yerleri ilim uğruna terk ederek buraya gelen kardeşlerimizin oluşturduğu birlikler, kardeşlikler ve çabalar, karşılıksız kalmayacak; Allah, bu kutlu emekleri boşa çıkarmayacaktır.”

Öğrencilere bu güzel ve anlamlı birliktelikleri kurma noktasında her türlü imkânı sağlayan Boğaziçi Yöneticiler Vakfı’nın üstlendiği rolün önemine değinen Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Afganistan ziyaretindeki karşılaştıklarının, tarihin, Türkiye’nin geleceğini yazacak bu gençlere yüklediği misyonun ne kadar büyük ve kaçınılmaz olduğunu ispatladığını anlattı.  

Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasının ardından Boğaziçi Üniversitesi mezuniyetlerinde 25 yılı geride bırakan büyüklerimize hatıra plaketleri takdim edildi.

 

Daha sonra Boğaziçi’nde geçen bir yılın özeti ailelere özenle hazırlanmış içten bir sunumla arz edildi.

Bu sunumun ardından Boğaziçi Üniversitesinde farklı alanlarda “en”lere imza atmış arkadaşlarımıza hediyeler verildi.

Bilahare yeni mezun arkadaşlarımızdan birkaçı, öğrencilik yıllarının bir muhasebesi mahiyetinde ve gelecekle ilgili hazırlanılması gereken ödevler üzerine güzel ve anlamlı konuşmalar yaptılar.

Konuşmaların ve diğer aktivitelerin ardından mezun öğrencilerin plaket dağıtımına geçildi.

 

Plaket dağıtımı bölüm sırasına göre yapıldı. Öğrencilerin kimi annesinden, kimi babasından kimisi de vakıf üyelerinden plaketlerini aldılar.

 

  

Annelerin, babaların elleri öpüldü, bu esnada kirpiklerin göz yaşlarıyla ıslandığı gözlemlendi…

 

 

Plaketlerini seromonisinde öğrencilerin ve ailelerinin mutlulukları görülmeye değerdi.

 

 

 

Çünkü mutluluklar paylaşıldıkça çoğalıyordu…

  

 Sevincimiz arttı, mutluluğumuz çoğaldı, çoğaldı…

 

 

 

Plaketlerin dağıtımından sonra toplu bir aile fotoğrafı çekildi. Mezun olan arkadaşlarımız mezun olmanın verdiği huzurla ve sevinçle fotoğraf karelerinde gülümsediler.

 

Plaket dağıtımı bittikten sonra Abdullah Taha Orhan kardeşimiz mezun olacak arkadaşların hayatlarında başarılı, İslam’a, milletine ve ailesine faydalı birer insan olmaları adına bir dua etti.

Yapılan duanın ardından Boğaziçi Üniversitesi Türk Müzik Kulübü üyesi arkadaşlarımız kapanışı haber veren güzel bir dinleti sundular ve ardından mezuniyet programı sona erdi. Coşkuyka, umutla, vefayla ve kardeşlikle…

Boğaziçi Konak’ta gündüz başlayıp gece biten ilk programımız hafızalarda mezuniyete ait sevinç; ayrılığa ait hüzün rengi bıraktı…

Teşekkürler: 

Sponsorlarımıza Mezuniyet Merasimimize yaptıkları katkılar için  teşekkür diyoruz.

Adem Aktürk-MIS-3