Anasayfa » Haberler » Sosyal ve Kültürel Etkinlikler » İftarlarBir İftar Sevincini Daha Boğaziçi Konak’ta Yaşadık
Bir İftar Sevincini Daha Boğaziçi Konak’ta Yaşadık
02 Ağustos 2013       

Geleneksel Mezunlar İftarı’nda 20 Temmuz Cumartesi günü Boğaziçi Konak bahçesindeydik.

Bu sene Boğaziçi Üniversitesi öğrenci, mezun ve ailelerinden oluşan 1400 misafirimizi ağırladığımız iftarımızda, Ramazan’ın bereketini ve özlenen dostlarla buluşmanın sevincini bir arada yaşadık.

İftar saati yaklaşırken bahçemizde kurulan sofralar dolmuş, hasret gideren sohbetler başlamıştı bile…

iftar3

İftar öncesi Etiler Camii Müezzini Şuayp Akıncı’dan feyizli bir Kur’an tilaveti dinledik. Ardından okunan akşam ezanıyla 1400 kişi aynı duaya Amin dedik. Dua sonrası  yenilen yemekler eşliğinde uzun süredir görüşemeyen dostlar muhabbet dolu sohbetler ettiler.

Eskimeyen dostlarla daha da bereketlenen sofralarımızda çay faslına geçildiği sırada sunucumuz Usame Döner (İşletme’ 13) selamlama konuşmasını yapmak üzere vakfımızın Mütevelli Heyeti Başkanı Haluk Dortluoğlu’nu kürsüye davet etti.

iftar12

Haluk Bey konuşmasında 1996 yılında kurulan BYV’nin bugün birbirine muhabbetle, samimiyetle ve ünsiyetle bağlı binlerce mensubu olan sosyal bir birliktelik, kardeşlik ortamı haline geldiğini ifade etti. Her ay onlarca etkinliğin düzenlendiği vakfımızda, faaliyetlerin her geçen gün hem yeni katılımlarla, hem de yeni fikirlerle zenginleştiğini söyleyen ve bu zenginliğe maddi ve manevi katkıda bulunan, bilfiil çalışarak destek olan herkese teşekkür eden Haluk Bey, “Bugün şunu açıkça ifade edebilirim ki BYV mensuplarının gönüllü işbirliğiyle ve desteğiyle yoluna devam eden ve hiç bir angajmanı olmayan kelimenin tam anlamıyla bir STK, bir sivil toplum kuruluşudur.” dedi.

Haluk Bey, her ne kadar güzel bir Ramazan gününde bir arada olsak da ülkemizde ve bölgemizde üzücü olayların yaşandığına dikkat çektiği konuşmasında, Yeryüzü Doktorları’nın teravih çıkışında şehit edilen Somali temsilcisi Dr. Osman Fiqi’yi de andı. Son dönemde Dr Osman Fiqi gibi Somali de, Mısır’da, Suriye’de ve Arakan’da öldürülen, şehit edilen kardeşlerimiz için Allah’tan rahmet, geride kalanlara ise sabır ve yardım dileyen Haluk Bey, bu üzücü olayların geride kaldığı günlere ulaşmamızın yakın olduğuna inandığını söyleyerek sözlerini noktaladı.

Başkanımız Haluk Bey’in ardında mezun konuşmalarına geçildi. İlk olarak sözü alan Samet Özdoğan (İnşaat Mühendisliği’ 13) konuşmasında helal kazancın önemine değindi. Bu toplulukla iftar yapmanın kıymetine işaret eden Özdoğan, konuşmasını bir hadis-i şerifle bitirdi.

“Yanınızda oruçlular iftar etti. Yemeklerinizden ebrar (hayırlı) olanlar yedi, size de melaikeler rahmet duasında bulundular.”

Samet Özdoğan’ın ardından Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Turhan Bey (İşletme’ 92) kürsüye geldi. Turhan öğrencilik yıllarında vakfımızla ve Kurucular Kurulu Üyemiz Sayın Ahmet Davutoğlu ile tanışmasını anarak başladığı konuşmasında kısaca ülkemizde ve dünyada yaşanan ekonomik gelişmelere dikkat çekti. Ülkemizin güçlenen ekonomisiyle pek çok yabancı ülkenin Sermaye Piyasası Kurulları tarafından tavsiye istenen bir ülke durumuna geldiğini belirten İbrahim Bey, yine birçok ülkenin bizimle teknik işbirliği anlaşması imzalamak istediğini ifade etti. Bizi bu yola tarihin sürüklediğini söyleyen Borsa İstanbul Başkanı Turhan, bu sebepten mesuliyetimizin çok fazla olduğunu ve bu mesuliyetin bilincinde olarak hareket etmemiz gerektiğinin altını çizerek sözlerini bitirdi.

İbrahim Turhan Bey’in ardından kürsüye Geleneksel Mezunlar İftarımız’da bu sene de bizi yalnız bırakmayan eskimeyen mezunumuz, vakfımızın Kurucular Kurulu Üyesi, Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu geldi.

iftar13

Davutoğlu, 35 yıl önce öğrencilik hayatına başladığı dönemde ilk sohbet için buluştuklarında sayılarının 15 kişi olduğunu, bugün ulaştıkları sayıyı hayal bile edemediklerini söyledi. 35 sene içinde pek çok güzel sohbetin yapıldığını belirten Davutoğlu, o sohbetlerin bereketi vesilesiyle bugün bir arada olduğumuzu ifade etti. Resmi programına göre aslında Hindistan Dışişleri Bakanı ile görüşmesi olduğunu söyleyen Davutoğlu, Sayın Bakan’ın babasının vefatıyla iptal olan görüşmenin yerine BYV iftarına gelme fırsatı bulduğunu aktardı.

Kendilerinin öğrenci olduğu 35 yıl öncesinde de bugün olduğu gibi İslâm dünyasının çalkantılar içinde olduğunu belirten Ahmet Davutoğlu, o yıllarda İran Devrimi, Afganistan Cihadı, Hama katliamı gibi olaylara şahit olurken, Müslümanların büyük uyanışlarla büyük çileleri bir arada yaşayacağının ilk işaretlerini genç nesiller olarak fark ettiklerini söyledi.  “O günden bugüne İslâm dünyasından güzel haberlerle birlikte hep acı haberler de aldık. Her Ramazan bir başka hesaplaşmanın bir başka muhasebenin ıstırabını içimizde hissettik.” diyen Davutoğlu, geride bıraktığımız son üç Ramazan ayında Libya’da, Somali’de ve Myanmar’da yaşanan olaylar ve devletimizin yaptığı yardım çalışmalarından bahsetti. Bugün bu coğrafyalarla bir gönül bağımız varsa bunun temelinin Boğaziçi Üniversitesi’ne öğrenci olarak girdiklerinde, Rumelihisarı’nın büyüğü Nafi Baba Hazretleri’nin huzurunda verdikleri “Andolsun ve ahdolsun ki bundan sonraki bütün hayatımızı sadece ve sadece insanlığın ve mazlum milletlerin uğruna ve bu yolda feda etmeye, gayret sarf etmeye hazırız “ sözüyle başlayan bir süreç olduğunu vurgulayan Davutoğlu: “Bugün bu sözün bir gereği olarak elimizin ulaşabileceği, gücümüzün yeteceği tek bir Müslüman, tek bir Ademoğlu varsa oraya ulaşmak için gayret ediyoruz.” dedi.

Mezuniyet hayattan mezuniyet anlamına gelmez. Aksine dava aşkıyla meslek birikiminin birleştiği yeni bir alan anlamına gelir.

Ahmet Davutoğlu sözlerine şöyle devam etti: “ Biraz önce yeni mezun arkadaşımız konuştu. Mezuniyet hayattan mezuniyet anlamına gelmez. Aksine dava aşkıyla meslek birikiminin birleştiği yeni bir alan anlamına gelir. Biz o zaman bir gün gelip de dünyanın neresinde bir mazlum varsa neresinde “bize yardım edecek bir el yok mu?” diye soran bir Müslüman olduğunda oraya ulaşmak için böyle imkânlara sahip olacağımızı düşünmemiştik. Ama bu imkânlara sahip olduğumuzda gençliğimizin aşkıyla verdiğimiz sözü hiçbir zaman unutmamak gerektiğini bir kez daha kendimize hatırlatıyoruz. Biz gençliğimizde neyi gaye edindiysek onun peşinde koşmaya devam ediyoruz.”

Geçmişte Jivkov zulmü altındaki Bulgaristan Türkleri’ne, Halepçe’den kaçan Kürtlere ve Bosna savaşından bize sığınan Boşnaklara nasıl sahip çıktıysak bugün de yetimleri kardeş ve evlat edinin, asırlardır süren ve sürecek olan bir kardeşliğin gereğini yapın.

“Geçen sene Myanmar’la sızlayan yüreğimiz bu sene parçalanmış bir şekilde birçok mekânda birden atıyor. Yüreğimizin bir yarısı Suriye’de… Burada Boğaz’ın hemen üstünde çok güzel bir iftar ettik. Ama bu sofradan kalkıp evlerinize gittiğinizde, şu anda Humus’ta Halid Bin Velid Camii’nin yıkılmasına sebep olan ağır bir bombardıman olduğunu unutmayınız.” diyen Sayın Bakan, kendisinin ilk iftarı ailesiyle birlikte Nizip’te Suriyeli mültecilerin kaldığı kampta yaptığını belirterek, imkânı olanların oraya giderek Suriyeli yetimlerin başını okşaması tavsiyesinde bulundu.

Sayın Bakan “Geçmişte Jivkov zulmü altındaki Bulgaristan Türkleri’ne, Halepçe’den kaçan Kürtlere ve Bosna savaşından bize sığınan Boşnaklara nasıl sahip çıktıysak bugün de yetimleri kardeş ve evlat edinin, asırlardır süren ve sürecek olan bir kardeşliğin gereğini yapın.” sözleriyle Suriyeli kardeşlerimize yardım etmenin önemine vurgu yaptı. Davutoğlu, devletimizin gerekeni yaptığını ancak darda kalana el uzatmanın her Müslüman için farz-ı ayn olduğuna işaret etti.

Kurucular Kurulu Üyemiz Sayın Ahmet Davutoğlu sözlerini şu güzel duayla bitirdi: “Allah Ramazan sofralarımızı bereketli kılsın ve bu sofralarda sadece maddi nimetleri değil manevi nimetleri de, Müslümanların dünyanın her yerindeki hallerini tefekkür edebilecek bir ruh zenginliğini de bize bahşeylesin.”

Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasının ardından, konak bahçemize serilen hasırlarda teravih namazı eda edildi.

Bu güzel gecenin sonunda bereketli ve feyizli nice Ramazanlar’da birlikte olma duasıyla Boğaziçi Konak’tan ayrıldık.

DSC_2314_stitch_small