Anasayfa » DuyurularAnaokulunda kariyer günü
Anaokulunda kariyer günü
11 Nisan 2008       
Boğaziçi Üniversitesi, Okul Öncesi Öğretmenliği’nde okuyan kardeşlerimizin mezun olduktan sonraki çalışma şartlarını görmeleri, kurumları yakından tanıma fırsatı bulmaları-ı ve bu alanda var olan kurumların yapısal özelliklerini yakından görmeleri amacıyla 4 Nisan Cuma günü İstanbul’un iki güzide anaokuluna gezi düzenlenmiştir.
 
Gezi, bölüm öğrencilerinin yoğun talebi üzerine, bu alanda düzenlenmiş geniş kapsamlı bir organizasyonun olmamasından kaynaklanan ihtiyaç göz önüne alınarak yapılmıştır.
 
4 Nisan Cuma günü, Rumeli Hisarüstü’nden ilk durağımız olan Bayram Yuva’ya, yuvanın sağlamış olduğu servisle gittik. Bizleri pedagog ve yuvanın genel müdiresi olan Afife Çort Hanım karşıladı. Kendisiyle yapmış olduğumuz sohbette, Afife Hanım bizlere kurumu tanıttı. Yuva’nın yönetmeliğinden, okulun genel prensiplerinden ve uygulamalarından bahsetti. Öğrenci kardeşlerimizin merak ettikleri konuları sormasıyla sohbetimiz renklendi.
 
Afife Hanım, Sosyal hizmetler kurumuna bağlı olarak 20 yıla yakındır verdikleri hizmeti ve tecrübelerini bizlerle paylaştı. Ön tanıtımın ardından kurumdaki sınıflara ziyaretler gerçekleştirdik. Sınıfların fiziksel donanımları ve bu donanımların çocukların gelişimine sağladıkları avantajları görmek büyük bir tecrübeydi. Günlük plan akışının bir parçasına dâhil olduğumuz sınıflarda, okulda öğrendiğimiz teorilerin uygulanışını görmek hayli heyecan vericiydi.
 
Öğretmenlere, uygulamalarıyla ilgili sorduğumuz sorularla merak ettiklerimizi öğrendik. Bayram Yuva’nın sınıflarında yaklaşık 20 öğrenci ve her sınıfta 2 öğretmen bulunuyor.
 
Sınıfları ve bütün binayı gezdikten sonra Bayram Yuva’da öğle yemeğimizi çocuklarla aynı ortamda yedik ve Afife Hanım’la hoş sohbetimize kaldığımız yerden devam ettik.
 
Bayram Yuva’dan sonra rotamızı Başakşehir’deki Aydoğdu Çocuk Kampusu’na çevirdik. Doğrusu, hepimiz İstanbul’un en büyük çocuk kampusu unvanını taşıyan kuruma gitmek için sabırsızlanıyorduk. Bizleri orada bekleyen ve kurumla tanışmamızı sağlayan, Edebiyat 2000 mezunu Rabia Aydın ile buluştuk. Hep beraber gittiğimiz çocuk kampusunda bizleri kurumun sorumlu müdiresi Elif Hanım ve psikologu Yasemin Hanım karşıladı. Elif Hanım ve kurumun eğitim direktörü Ayşe Hanımla beraber zaman kaybetmeden kurumu gezmeye başladık.
 
Elif Hanım, önceliklerinin her zaman için çocuklar olduğunu ve kurumun da onların her türlü ihtiyacı göz önüne alınarak yapıldığını söyledi. Kampusun her köşesinde müdire hanımın söylediklerini tasdik eden unsurlarla karşılaştık. Temizliğe azami özen gösterilen mekânlarda, her şeyin çok sistematize olduğunu gördük. Uyku odalarının bile cam bir duvarla dışarıdan çocukları gözlemleyebilmeyi sağlayacak şekilde yapılmış… Küçük ama çok önemli bir nokta var ki bize kampusun misyonunu çok güzel özetledi: uyku odalarının ortasından yangın merdiveninin olması. Bu çok uç bir nokta gibi gözükse de çocukların eğitimine gösterilen özen ve incelik kadar onların güvenliğine gösterdikleri özen, hepimiz için çok etkileyici oldu. Staj için gittiğimiz seçme okullarda bile bu kadar inceliğin olmamasını düşünürsek çocuk kampusunun farkını daha iyi anlayabiliriz.
 
Kampusu gezdikten sonra çocukların yemekhanesinde çay içtik. Burada bize kurumun genel müdiresi Rabia Aksu (Aydoğdu) katıldı. Kendisiyle hoş sohbetimizde kurumun kuruluşunu, amaçlarını, prensiplerini ve gelecek hedeflerini öğrendik. Programlarına eklemiş oldukları eğitici seminerler, kendilerini ve kurumun vizyonunu geliştirmek adına attıkları adımın en güzel örnekleriydi.  Gelişime bu kadar açık, istekli ve gayretli olmaları kurumun geleceğinin çok parlak olduğu izlenimini veriyor.
Bu hoş sohbetin ardından okulumuza doğru yol alırken, hemen hemen hepimizin aklından mezuniyetten sonra neler yapabileceğimiz geçti. Bunun için güzel örneklerin varlığı, geleceğe daha bir umutla bakmamızı sağladı. Bana göre gezinin bize kattığı en önemli nokta, özel sektörde, istediğimiz şekilde çalışma sorunumuzun olmadığı ve de diğer okullara kıyasla kaliteden ödün vermeden ilerleyen kuruluşların var olduğunu görmekti.
 
Okul öncesi alanında bizlerin de çalışacağı ve örnek alacağı kurumların varlığı bu alanda bizim de var olmamız gerektiğini daha güçlü bir şekilde dile getirdi ve de bizleri cesaretlendirdi.
 
 
Keziban Karadavut
PRED, 2. sınıf