Anasayfa » Haberler » Sosyal ve Kültürel EtkinliklerYılın Son Psikoloji Okumaları Oturumunda “Travma” Ele Alındı
Yılın Son Psikoloji Okumaları Oturumunda “Travma” Ele Alındı
28 Aralık 2017 - 18.00       

Psikoloji okumaları serisi 28 Aralık akşamı gerçekleştirilen travma konulu program ile devam etti. Yoğun ilginin yaşandığı programda, Psikolog Zehra Ağır’ın moderatörlüğünde travma sonrası yaşanan süreçler ile bireysel ve toplumsal travmaların yanısıra etkili olan terapi yöntemleri de konuşuldu.

aralık1

Travma, hayatın her anında herkesin karşısına çıkabilecek ani, beklenmedik olaydır. Bizzat yaşanılan olayların yanısıra başkasından duyulan olaylar da travma oluşturabilir. Ölüm tehdidi, inanç sistemine saldırı, zorlayıcı hayat koşulları travma oluşturabilir.

Travmaya sebep olan olayın hemen ardından ani bir şok ile birlikte dibe vuruş ve bellekte zayıflık yaşanır. Daha sonra ise manik belirtilerin ortaya çıktığı kahramanlık dönemi gelir. Kahramanlık dönemini takip eden süreçte farkındalıkla birlikte çöküş vardır. Sonrasında ise inişli çıkışlı yastan kurtulma ve yeniden yapılanma evresi yaşanır. Bu süreçte olayı hatırlatan uyaranlar, örneğin bir yakının ölümünden sonra ortak tanıdıklarla karşılaşılması ya da trafik kazasının ardından aynı model bir arabayla karşılaşılması, iyileşme sürecinin iniş noktalarını oluşturur.

Travma sonrasında bazı fizyolojik şikayetler yaşanabilir. Baş ağrıları, titreme, yanma ve uyku bozukluğu yaygın bir şekilde görülen rahatsızlıklardır. Şeker hastalığı ve yüksek tansiyon vakalarında travma, hastalığın genetik sebeplerinden sonra en önemli risk faktörüdür.

Kişinin bizzat kendisinin etkilendiği bireysel travmalarda olayı bir anlam çerçevesine oturtabilmek; kabullenmeyi sağlayabilmek önemlidir. Travma vakalarında ortak olan dört özellik şunlardır: Unutmak istemeye rağmen olayı akıldan çıkaramama, olayla ilgili travmalardan kaçınma, hızlı bir şekilde yaşanan bilişsel ve duygu durum değişimleri ve artan uyarılmışlık.

Etkisi çok uzun yıllar süren toplumsal travmaların en önemli sebeplerinden bazıları  savaşlar ve depremlerdir. Geleceğe yönelik belirsizlik durumunun meydana geldiği olaylar daha büyük travma oluşturur. Bir grubun etkilendiği travmalarda kişilerin %15’i ilk anda kendilerini toplayarak lider pozisyonuna geçer ve ambulans çağırma, yakınlara haber verme gibi gerekli olan adımları atabilirler.

Travma müdahalesinde bilişsel davranışçı yöntemin yanısıra EMDR metodu etkili olmaktadır.

Her ne kadar tekrar eden travmalar insanı kırılgan hale getirse de insanın en güçlü olduğu an kırılganlığın, duyguların, acziyetin ve kulluğun farkına varıldığı andır.

Haber: Beyza Konuk Psikoloji 2019

aralık2