Anasayfa » Duyurular19 Mart 2018 Günü Üniversitemizde Yaşanan Gelişmelerle İlgili Açıklama
19 Mart 2018 Günü Üniversitemizde Yaşanan Gelişmelerle İlgili Açıklama
06 Nisan 2018       

2008 krizi sonrasında uluslararası sistemde kriz çözme kapasitesinin azaldığı, ittifakların parçalandığı, yabancı düşmanlığının ve ırkçılığın yükseldiği bir dönemden geçiyoruz. Büyük güçler birbirlerinin hegemonya alanlarına müdahil olmak için vekâlet savaşları çıkartmaya çalışıyorlar.

Bölgemize müdahil olmak isteyen güçlerin komşumuz olan ülkelerde uyguladıkları yöntemler mezhep çatışmalarını tetikleyerek ve etnik fay hatlarında sarsıntılar oluşturarak bölgeyi bir arada tutan yapıları parçalıyor. Ortaya çıkan çatışmalar ve iç savaşlar milyonlarca insanın göçüne ve hayatlarında derin travmalara sebep oluyor.

Ortaya çıkan güç boşluğunda ise terör örgütlerinin cirit attığı kontrolsüz bölgeler ortaya çıkıyor. Bölgede yürüttükleri vekalet savaşlarında kendi kara güçlerini kullanmadan mevcut silahlı unsurları muharip unsur olarak kullanarak bölgede var olmak isteyen büyük devletlerin bölgedeki terör örgütlerini kendi rakiplerine karşı silahlandırdığını ve eğittiğini görüyoruz. Kendilerine verilen silahları kullanarak zorla göç ettirme ve etnik arındırma yöntemlerine başvuran bu örgütler bölgedeki insani krizin ağırlaşmasına ve derinleşmesine sebep oluyor.

Bir bölge ülkesi olarak, kendi coğrafyasında ortaya çıkan gelişmelere karşı proaktif olarak tedbir almak zorunda olan ve komşuda çıkan yangının alevlerinin kendi ülkesini de etkileyebileceğini bilen ülkemiz, sınırımızın hemen ötesinde ortaya çıkan terör oluşumlarını bertaraf ederek yarayı kanserli hale dönüşmeden tedavi etmeye çalışıyor.

Basında yer alan fotoğraflar, Musul, Halep ve Rakka’nın askeri müdahale sonrası tamamen yıkıntıya dönüşmüş halinin yanı sıra Afrin’in Türkiye tarafından terör unsurlarından temizlendikten sonra bile hala ayakta olan halini gösteriyor.

Çatışmaların sürdüğü bölgelerden, Türkiye’nin terör unsurlarından temizlediği ve çatışma sonrasında bölgenin yeniden inşası ve kendi kendini yönetmesi için desteklediği bir bölgeye ailesi ile beraber zorlu bir yolculukla ulaşan Suriyeli bir doktor New York Times gazetesinin haberleştirdiği bir mülakatta “Burada olanları bir görseler Suriye’nin %90’ı bu bölgeye göç eder” diyor.

Uluslararası hukuka uygun olarak meşru müdahale hakkını kullanan Türkiye Cumhuriyeti, Türk Silahlı Kuvvetlerinin cerrahi bir titizlikle ve kahramanca yürüttüğü operasyonlarla bölgedeki terör unsurlarını bertaraf ediyor. Bu kahramanca mücadele sırasında ülkesi ve milletinin geleceğine en kıymetli varlığını, canını armağan eden Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını saygı, hürmet, minnet ve rahmetle yad ediyoruz.

Bu duyguları öğrenci arkadaşlarıyla “Lokum Dağıtarak” paylaşmak isteyen bir grup Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi tarafından 19 Mart 2018 tarihinde açılan standa karşı yapılan ve şiddet içeren müdahale vakfımız mensuplarını ziyadesiyle üzmüştür.

Boğaziçi Üniversitesi, kamuoyunda, terör örgütleriyle iltisaklı olma ihtimali olan unsurların sebep olduğu olaylarla değil, ortamının çok sesliliği, içermeci kültürü, düşünce özgürlüğü ve akademik başarıları ile anılmalıdır.

Eğitim geleceğimizin inşası için en önemli kazanımımızdır. Üniversitemizdeki tüm öğrencileri şiddete eğilimli unsurları yalnız bırakmaya, terör örgütleri ile iltisaklı olma ihtimali bulunan unsurlara karşı şiddet içeren yöntemlerden uzak durmaya, konuyu güvenlik güçlerimizin titiz ellerine bırakmaya davet ediyoruz.

Bu bağlamda, üniversite yönetimimizin de vakfımız ile aynı doğrultuda terörün hiçbir çeşidine müsamaha göstermeyeceğini ifade etmesini memnuniyetle karşılıyor ve bu konuda atacağı adımları destekliyoruz.

Ulusal ve uluslararası düzlemde, yıldız öğrenci profili ve başarılı akademik çalışmaları ile ülkemize değer katan Üniversitemizin adının bir daha böyle tatsız olaylarla anılmamasını diliyor, hâlihazırda devam eden harekât bağlamında Silahlı Kuvvetlerimize başarılar, şehitlerimize rahmet ve gazilerimize şifalar niyaz ediyoruz.

BYV-Mütevelli Heyeti