Üye Girişi
Yayınlar
Yöneticilik Yazıları-Mayıs 2004, 207 s.
BYV Kitaplığı-I
Yayına Hazırlayan
Osman Nurettin Uç
Baskı
Kurtiş Matbaacılık
Yöneticilik Yazıları’nda, iş hayatındaki birçok alanla ilintili bir birinden farklı konu, üslûp ve yorumlarla okurun sıkılmasına fırsat bırakmayan, hacmi küçük ama ufuk açıcı ve konusunda uzman 11 farklı kişi tarafından kaleme alınmış 23 makale ve 3 tercüme bulunuyor.
Boğaziçi Yöneticiler Vakfı’nın kuruluşu esnasında, Boğaziçi Üniversitesi mezunları arasında dayanışmayı hedeflerken, bu dayanışmanın vakfımız müntesiplerinin maddi planda verici olmalarını teminen bir tesanüd olmasını arzuladık. Alma ve verme esasının daha belirgin olduğu diğer sivil toplum örgütlerine nazaran vakıf yapılanmasında umulan ecir, olsa olsa manevi cihetten tahakkuk edecekti. Verici olmanın, malın zekâtının ya da sadakasının ödenmesiyle sınırlı tutulmaması, fikrin de aynı şekilde zekâtının verilmesini içerdiği noktasında mutabakatımız vardı.
Güzide bir mektebi, mayınlarına basmadan ikmâl edip, hayata atılan mezunlarımızın nazarî bilgilerini, yaşadıkları iş tecrübeleriyle meczettiklerinde elde edecekleri çözümlemelerin, bilginin sosyalleşmesinde çok yerinde bir katkı oluşturacağını düşündük. Vakfın adını koyarken, biraz da bu perspektifin ön plana çıkarılmasına hizmet etmek istedik.
İhtiyaç sahiplerine balık vermeyi küçümsemeden ve bu ameliyeyi ihmal etmeden, aynı zamanda modern iş hayatının insanları bireyselleştirip, çarkları arasında birer birer öğüttüğü bir sahnede balık tutma tecrübelerimizi paylaşma yoluna gitmeliydik. Pür akademisyen olmanın bayağı dışındaki bir üslupla ve yöntemle örgütlenecek böylesi bir ekol, asırlardır medeniyetimizde istenilen seviyede işletilemeyen nazariyatla gerçek hayatın karşılıklı etkileşimi vetiresine yeni bir ivme kazandırabilir diye düşündük.
Zaman içerisinde gündelik meşgalelere dalmış kişilerin yazılı kültüre yatkın olmayışının, yaşanmış tecrübelerin takib eden nesillere aktarılmasının önünde bir engel teşkil ettiğini kolaylıkla gözlemleyebiliriz. Bu temayül, varlığını aynı şekliyle sürdürmekte ise, yapılacak işlerden biri bu süreçlerin farkında olan arkadaşlarımızı yazmaya teşvik etmek olmalı idi. Bu noktadan hareketle, önce Boğaziçi Bülteni’ni yayınlamaya başladık. Bu meyanda yapısı gereği, belli bir süre el altında bulundurulup, daha sonra diğer neşriyatla birlikte kağıt hurdacılarına giden dergilerde yer alan ve yönetim kültürü ile alakalı olan yazıları kitaplaştırıp, kütüphanelerimizin müdavimi yapmaya karar verdik. Elinizdeki bu kitap, işte bu kararın sonucunda neşredildi.
Vakıf çevresinin ürünleri, sadece yönetim kültürü ve iş ahlâkı ile sınırlı kalmayacak. Vakıfta icra edilen “Beyin Fırtınaları’nın” ve panellerin çözümleri de kitaplaştırılıp, bu toplantılara katılamamış arkadaşlarımızın ve buralarda serdedilmiş fikirlerden istifade etmeyi arzulayan kişilerin kullanımına arz edilecek.
Gönül arzu eder ki, günümüz iş hayatında yer almış ve helâl-haram filtreleri tıkanmamış arkadaşlarımız, küllî bir bakışla ele alacakları mikro ve makro meseleleri, Boğaziçi’nde kazandıkları yaklaşımların da yardımıyla tahlil etsinler ve ortaya özgün eserler çıkarsınlar. Biz, bu telif eserleri yayınlamaya talibiz.
Rehavete kapılmak bize yakışmaz. Gayret bizlerden, tevfik Yaradanımızdan...
Saygılarımızla, BYV Mütevelli Heyeti adına. Dr. Candan Karlıtekin
İşletmelerde Stratejik Planlama, Mayıs 2004, 111 s.
BYV Kitaplığı-II
Prof. Dr. Ercan Öztemel
Baskı
Kurtiş Matbaacılık
İşletmelerde Stratejik Planlama, yöneticilere stratejik planlamayı tanıtmayı hedefleyen bir kitap. Prof. Dr. Ercan Öztemel’in imzasını taşıyan kitap, ilgilisine konu hakkında aradığı hemen hemen her türlü bilgiye ulaşabilme imkânı sunuyor.
Stratejik yönetim ve stratejik planlama, günümüz işletmelerinde ve hizmet üreten kurumlar da en önemli yönetim araçlarından biridir. Bu gerçek, artık kamu kurumlarında da kendini hissettirmeye başlamıştır.
Küreselleşmenin etkileri, ekonomik ve siyasi yapılarda her zaman kendini hissettirmekte ve buna bağlı olarak her şey, büyük bir hızla değişmektedir. Altı ay önce alınan bir bilgisayar, altı ay sonra eskimiş olmakta; hatta bazı durumlarda parçası dahi bulunamamaktadır.
Günümüz işletmelerinin bu değişime ayak uydurmaları, esnek ve katılımcı bir yönetim sergileyebilme kabiliyetleri ile doğru orantılıdır. Kendi çalışanlarının, hatta müşterilerinin entelektüel sermayesinden faydalanmayan kuruluşlar, başarı şansını her geçen gün yitirmektedirler. Dahası, piyasalara arz edilen ürünler gitgide karmaşıklaşmakta; fonksiyonel özellikler sürekli artmakta ve ürünlerin boyutları küçülmektedir. Teknolojik gelişmeler her geçen gün daha karmaşık ürünlerin üretilmesini mümkün kılmakta ve otomasyon sistemleri hayatın vazgeçilmez parçası haline gelmektedir. Bu karmaşıklık altında yöneticilerin, kurumlarının rekabet gücünü korumaları; günden güne geliştirmeleri, iyileştirme ve kazanç sağlayacak yolları bulmaları da kolay olmamaktadır.
“Önümüzdeki yıl ülkede bir devalüasyon yaşanırsa kurum ne yapacak, nasıl davranacaktır?”
“Eğer hükümetin ekonomik programı yürümez ise bu keyfiyet işletmelere nasıl yansıyacaktır?”
“Müşteri memnuniyeti için ileriki yıllarda ne tür bir yöntem takip edilecektir?”
Yukarıda temsilen verdiğimiz sorulara ve benzerleri gibi birçok soruya cevap vermek, günümüzde gittikçe zorlaşmaktadır. Benzer şekilde, ürün ve hizmetlerin üretimi ve pazarlanmasıyla ilgili pek çok stratejik soru da gündeme gelmektedir. Bu türden soruların cevaplandırılması ve tüm çalışanları bağlayan stratejinin ve temel değerlerin tespit edilmesi kolay olmamaktadır. Böylesi belirsizlikler altında müesseselere yön verici stratejilerin üretilmesi, bu stratejilerin bütün organizasyonca benimsenmesi, uygulanmaya konulması ve takip edilmesi, kurumların üst düzey yöneticilerinin temel görevlerindendir. Bu görevlerin etkin olarak yapılabilmesi için yöneticilerin kurumlarının stratejik plânlarını oluşturması ve gerekli stratejileri belirleyerek bunları benimsemiş olmaları lâzımdır. Bunu belirlemek için yapılan çalışmalar, stratejik plânlama kapsamında düşünülmektedir.
Bu kitapta, stratejik plânlama ile ilgili yapılması gereken çalışmalar, örnekleri ile tartışılacaktır. Bazı kurumlarda bu konu, toplam kalite yönetimi kapsamında düşünülmemektedir. Bu yaklaşım doğru değildir. Stratejik plânlama bir kurumun en temel görevi olup, hedef birliğini oluşturmada en etkin araçlardan biridir. Bu nedenle, kurumların bu aracı, etkin bir şekilde kullanmaları gerekmektedir.
Bu kitap, yöneticilere stratejik planlamayı tanıtmayı hedeflemektedir.
Kitapta, stratejik planlama süreci sistematik bir biçimde anlatılmış ve misyon belirlenmesinden planın oluşturulmasına; eylem planlarından planın revizyonuna ve bilgi kaynaklarının güvenliğine kadar birçok konuya açıklık getirilmiştir.
Kitabın yayına hazırlanmasında emeği geçen başta İbrahim Ethem Gören Beyefendi olmak üzere Boğaziçi Yöneticiler Vakfı yöneticilerine ve özellikle metinleri okuyarak, hataların düzeltilmesine katkıda bulunan sevgili dostum Nurettin Uç’a ne kadar teşekkür etsem azdır.
Okuyuculardan gelen görüşler neticesinde bu kitap, sürekli geliştirilecektir. Kitabın, stratejik planlama sürecini teoriden pratiğe yansıtacak bir eser olması düşüncesi ile…
Prof. Dr. Ercan Öztemel Mayıs, 2004
Türkiye ve Avrupa, Mayıs 2004, 87 s.
BYV Kitaplığı-III
Yayına hazırlayan
İbrahim Ethem Gören
Baskı
Kurtiş Matbaacılık
'Aralık 2004’ü henüz geride bıraktığımız şu günlerde, AB meselesi hem devlet yöneticilerinin, hem iş adamlarının, hem de konuyla ilgili ya da ilgisiz herkesin bir numaralı gündem maddesini teşkil etmekte. Konu hakkında birçok kişi medya araçlarından edindiği kadarıyla bilgi sahibi olduğu için ne yazık ki sağlıklı bir tartışma zemini oluşturmak pek mümkün olamıyor. Türkiye ve Avrupa isimli kitap, meseleye ilgisiz kalmayan herkese, uzman isimler tarafından konuyu çok çeşitli boyutlarıyla irdeleme imkânı sunuyor.'
Soğuk Savaş sonrası dönemdeki uluslararası problem alanlarını tanımlamak için öne sürülen tezler arasında medeniyetler çatışması tezi, en çok tartışılan görüşlerin başında yer aldı. Avrupa Birliği ve Kuzey Atlantik ülkelerinden oluşan batı medeniyetinin kendi içinde güç temerküzüne yönelmesini temel stratejik hedef olarak gösteren bu yaklaşım, batı dışı medeniyet havzalarını dışlarken, İslâm medeniyetinin sınırlarını temel çatışma alanları olarak görüyor, Türkiye’yi de kimlik bunalımı açısından medeniyetler arasında parçalanmış bir ülke (torn country) olarak tanımlıyordu.
Türkiye-AB ilişkilerinin seyri, bu yaklaşımın temel varsayımlarının test edilmesi açısından son derece önemli bir gösterge olacaktır. Bu ilişkide AB’nin tavrı, kültürel çoğulculuğun batı medeniyeti tarafından benimsenme düzeyini ortaya koyacaktır.
Doğu-batı, İslâm-Hıristiyan yüzleşmesinin tarihî merkezi hattında bulunan Türkiye’nin tavrı ise, medeniyet çatışmasından çok, medeniyetlerarası etkileşim sürecinin belirleyici gücünü gösterecektir.
AB ile ilişkiler ancak ve ancak güçlü bir medeniyet aidiyeti, insanlık birikimini bütünüyle kuşatacak bir perspektif, tarihî derinliği haiz bir kültürel kimlik ve kendi coğrafyasını yeniden anlamlandırabilecek bir mekân tasavvuru ile medeniyetlerarası ilişkinin tarihi seyrine katkıda bulunabilen onurlu ve verimli bir nitelik kazanabilir.
Vakfımız, mezkûr tarihi seyre katkıda bulunmak için 26 Şubat 2000 tarihinde bir panel düzenlemişti.
'Türkiye ve Avrupa' serlevhalı bu panelde Türkiye ve Avrupa ilişkileri değerli ilim adamlarımızın katılımıyla oldukça geniş zaviyelerden ele alındı.
Elinizde bulunan panel kitapçığı, devlet yöneticilerinin, iş adamlarının ve konuyla ilgili herkesin AB perspektifli iş planlarının hazırlanmasına zemin teşkil edecektir. Bu keyfiyet, vakfımız için Türkiye ve Avrupa panelinden elde edilecek bir kazançtır.
Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Büyükabacı
Kamu Sektörü ve Yöneticilik-İstanbul, 2008, 96 s.
BYV Kitaplığı-IV
Yayına hazırlayan
İbrahim Ethem Gören
Baskı
İkramat Ofset
1 Mart 2008 tarihinde İstanbul Ticaret Odası’nın katkılarıyla İTO Meclis Salonunda Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Prof. Dr. Nazım Ekren’in onur konuğu olarak katıldığı panelde kamu yönetimi değerli konuşmacılar ve panelistlerimiz geniş perspektifli görüşler ortaya koydular. Kitapta panelin gözden geçirilmiş konuşma notları yer almaktadır.
Boğaziçi Yöneticiler Vakfı, adından da anlaşılacağı üzere yöneticilik konusunda yoğunlaşmayı hedefleyen bir vakıf. Bu hedefe yönelik olarak kuruluşundan bu yana geçen 13 senede düzenlenen çeşitli faaliyetler arasında, dışarıdan bakıldığında en dikkat çekici olanları ise geniş katılımlı paneller oluşturuyor.
1 Mart 2008 tarihinde İTO işbirliği ile düzenlenen Kamu Sektörü ve Yöneticilik paneli de bu paneller dizisinin bir devamı niteliğinde olup yöneticilik konusunun değişik açılardan ele alınması ve kamu sektöründeki nitelikli yönetici ihtiyacına vurgu yapması açısından faydalı bir çalışma olmuştur.
İlk olarak, Vakıf tarafından düzenlenen, “Türkiye ve AB” konulu ikinci panelden sonra başladığımız gelenek, yani katılımcılar tarafından aktarılan fikirlerin topluca kitaplaştırılması geleneğini bu panel için de sürdürüyoruz ve elinizdeki panel kitapçığını size ulaştırarak faydalı bir iş yapmanın mutluluğunu hissediyoruz.
İlk panel kitapçığına yazdığı önsözde ilk başkanımız Mustafa Büyükkabacı’nın sözlerine başlarken vurguladığı gibi soğuk savaş sonrası dönemde medeniyet dünyamıza yönelik meydan okumalar ve medeniyetlerarası kritik ilişkiler Türkiye’yi de içine alan dinamik bir alan oluşturmakta. Bu alandaki her denge değişimi ise tarihsel süreklilikle sağlamlaştırılmış bir zemin üzerinde hareket eden ve üzerine düşen sorumlulukları yerine getirebilecek isteklilik ve kabiliyete sahip yöneticilere olan ihtiyacımızı bize derinden hissettirmekte. İşte Boğaziçi Yöneticiler Vakfı da bu ihtiyacın bilincindeki bir kurum olarak, kendisi için belirlediği gaye ile, hem mensuplarını gönüllülük ve medeniyet bilinci temelinde buluşturarak, onların önderlik ve yöneticilik yeteneklerinin gelişmesine katkıda bulunmakta, hem de bu topraktan aldığını bu toprağa vermenin gayreti ile donanımlı ve nitelikli yöneticilerin yetişmesine zemin oluşturacak bu tip faaliyetler aracılığıyla topluma karşı sorumluluklarına sahip çıkmaktadır.
Başta, bizimle yaptıkları işbirliği ile bu panelin ve kitapçığın meydana gelmesinde bize katkı sağlayan İstanbul Ticaret Odası’nın değerli yöneticileri olmak üzere, önceki başkanımız Sn. Erhan Erken’e, paneli yöneten Sn. Prof Dr. Nihat Erdoğmuş hocamıza, organizasyonu idare eden Sn. Hüseyin Keskin’e ve panelin mutfağında en zor görevlerin altından başarıyla kalkan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine ve emeği geçen diğer arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi sunuyorum.
Panelin ve bu kitapçığın daha faydalı işlere vesile olması dileği ile…
Gayret bizden; tevfik O’ndan.
Tuncay Dinç Mütevelli Heyeti Başkanı