Boğaziçi Üniversitesi

Üye Girişi


Kayıt Ol!

Medeniyet Tarihi Okumalarında Molla Camii irfanı...

Medeniyet Tarihi Okuma Grubumuzun altıncı toplantısı 21 Mayıs Perşembe günü Boğaziçi Konakta düzenlendi. Programa kendi alanlarında uzman konuşmacılar ve Boğaziçi Üniversitesi’nin farklı bölümlerinden tarih ve medeniyet sevdalıları iştirak etti.
 
Medeniyet Tarihi okumalarının hedefi, bilindiği üzere, farklı disiplinlerden gelen öğrencilere mukayeseli medeniyet tarihi perspektifi kazandırmak ve öğrencileri ilgi alanlarına göre farklı araştırma alanlarına teşvik etmek... Bu amaca binaen güzel bir Mayıs akşamında Boğaziçi Konağın tarihi atmosferinde bir araya gelen bizler(30 kişiydik)  karşımızda kıymetli tarihçi Dr. Ertuğrul Ökten’i (Tarih 93’), Bilim Tarihçisi Zekeriya Hayır (ODTÜ), IRCICA araştırmacısı Dr. Fatih Bayram’ı ve Mücahit Özdemir’i (Pols’ 97’) bulduk. Toplantının öznesinde “Molla Cami” vardı.
Molla Camii (Mevlana Abdurrahman Cami) hakkında araştırmalarıyla tanınan değerli ilim adamı Dr. Ertuğrul Ökten, kıymetli bilgilerini bizlerle paylaştı. Heratlı Molla Camii üzerine Chicago Üniversitesi'nde doktora tezi yazan Dr. Ertuğrul Ökten, onun, döneminin büyük bir İran-Fars şairi, bir Sûfî,  tasavvuf büyüğü ve Nakşibendî müridi olduğunu ifade etti. Sn. Ökten, Fatih Sultan Mehmet Han ve Sultan II. Bayezid’in ilim ve irfan çalışmalarına verdiği öneme değindikten sonra, Molla Camii ve Ali Kuşçu gibi ilim adamlarının Osmanlı ile olan ilişkisinden bahsetti. Araştırmacı Ökten, Ali Şir Nevaî ile de çağdaş olan Molla Camii’nin, Fatih Sultan Mehmet Han tarafından İstanbul’a çağrıldığını fakat gelmek istemediğini; bununla birlikte Timurlular’ı daha üstün gördüğü için Herat'a gittiğini, yine onunla çağdaş olan Ali Kuşçu’nun Fatih’in davetiyle İstanbul’a geldiğini ve ömrünün son iki yılını burada ilim faaliyetleriyle geçirdiğini belirtti.
Ertuğrul Bey, konuşmasının ilerleyen bölümlerinde  Molla Camii’nin Timur ve Sultan Baykara üzerindeki etkisine değinerek, Molla Camii döneminde tasavvuf alanındaki etkisinden bahsetti. Program vesilesiyle Molla Camii’nin yazdığı “Nefahatü’l-Üns” adlı tezkiresiyle, İbn-i Arabî felsefesini yaymış ve döneminde de devam eden Mesiyanizm (Mehdi olduğunu iddia etme) düşüncesini büyük oranda zayıf düşürdüğünü ve aynı zamanda Mevlana çizgisini de ilerlettiğini öğrenmiş olduk.
Bilim Tarihçisi Zekeriya Hayır da Toynbee’nin düşünceleriyle Molla Camii’nin fikirlerinin örtüştüğüne atıfta bulunduğu konuşmasında Toynbee ile Molla Camii arasındaki paralelliklere değindi.
  
Program sonunda Vakıf Başkanımız Tuncay Dinç ve Vakıf Müdürümüz İbrahim Ethem Gören kıymetle hocalarımıza hediyelerini takdim etti.
Davut Işık
Türk Dili ve Edebiyatı-2