Boğaziçi Konak Karlar Altında

Rumeli Hisarı’nın yanı başında, Boğaziçi Üniversitesi Hisar Kampüs’e komşu, boğazın tüm güzelliğiyle önünde serildiği Boğaziçi Konak, bugünlerde apayrı bir güzellik içinde.

Şehir yaşamının içinde ama şehrin kalabalığından uzak, insana huzur veren bir tabiata sahip Boğaziçi Konak, bülbülden sakaya birçok kuşa, sincaplara ve türlü güzellikteki ağaçlara ev sahipliği yapıyor.

İstanbul’a ihsan edilmiş güzellikten kendi payını alan Boğaziçi Konak bahçesi, karın yağmasıyla beraber beyaz elbiselerine büründü.

dök ey semâ revân-ı tabiat gunûdedir              (Kara toprağın üstüne bembeyaz çiçekler dök.
hâk-i siyâhın üstüne sâfî şükûfeler!                   Her ağaçlık, şimdi yapraksız,çiçeksiz.
her şahsâr şimdi ne yaprak, ne bir çiçek!        Bir gölgelik, siyahlık ve ümitsizlik yığınıdır.
bir tûde-i zılâl ü siyeh-reng ü nâ-ümid…          Ey kış semasının eli, durma,
ey dest-i âsmân-ı şitâ, durma, durma,            Çek. Her ağaçlığın üzerine beyaz bir örtü çek.
her şâhsârın üstüne bir sütre-i sefîd!              Kar emeller gibi gökten yağıyor)

Cenap Şehabettin

Bu güzel beyaz örtü bu yıl üçüncü kere Boğaziçi Konak’ı süslüyor. Bahçedeki kar, 20 cm’e yaklaştı.

Kar kürüme ve tuzlama aracı, bahçedeki karları temizledi.

Kışın sembolü olan kar, aslında baharın habercisi. Tohumların filizlenmesi için bir şefkatli örtü gibi toprağı kaplayan kar, son zamanlarda  “beyaz kabus” olarak nitelendirilse de biz kara haksızlık etmeyelim, onu güzelliğiyle analım…